rehberi

Ekran%20Resmi%202021-04-02%2022.28_edite

Baküs Töreni

1945 yılında Pergamon Akropolü’ndeki 15 bin kişilik antik tiyatroda Mahir Canova’nın yönetmenliğinde, ortaokul öğrencilerinin rol aldığı Baküs Töreni temsili yapılmıştı. Bu temsilin, dünyanın en dik eğimli antik tiyatrolarından biri olan Pergamon Akropol Tiyatrosu’nda yapılması oldukça dikkat çekicidir. Yunan Mitolojisi’nde Şarap Tanrısı (Bağ Bozumu Tanrısı) olan Baküs'e (Dionysos) adanmış tapınağın, tiyatronun hemen bitişiğinde yer alması ve çok tanrılı inanışlarda Baküs’ün şarap tanrısı olmasının yanında eğlence, tiyatro, şehvet ve hatta kaos tanrısı olduğuna inanılması, temsilin burada yapılmasını daha da anlamlı kılmaktadır.

Baküs törenleri ya da şenlikleri olarak bilinen antik dönemin bu önemli ayinleri dört mevsimde de yapılmıştır ama içlerinden en önemlisi bağ bozumu şenlikleridir. Önce biranın nasıl yapıldığını, ardından da üzümden şarap yapıp içmeyi öğrenen dönemin halkları Baküs’ün, sembolü olan asma ağacı gibi mevsim dönüşlerinde ölüp yeniden doğduğuna, haz ve acı arasında iki uçta gidip geldiğine; bazen iyi yürekli, bazen de çok kötü olabildiğine inanmaktadırlar. Bu yüzden Baküs tapınması da eğlenceli fakat aynı zamanda vahşi öğeler içerir. Şarabın ve tiyatronun tanrısı kendisine tapanlara sevinç ve özgürlük verebildiği gibi yıkımı da getirebilmektedir.

Baküs törenleri, Yunan Tragedyası’nın da temelini oluşturur; insanlara yalnız mutluluk içinde yaşamayı değil iyi bir umutla ölmeyi de öğretir.

Antik Yunan ve Marksist Antropoloji alanında tanınmış filozof George Derwent Thomas (1903-1987) Aiskhylos ve Atina adlı kitabında tragedyayı ele alırken Baküs törenlerine de değinir ve farklı bir yaklaşım ortaya koyar. Thomas’a göre Atina kent festivallerinden en önemlisi Dionysos için düzenlenmekte olandır. Kırsal Dionysos kültünde kabile geleneklerinde önemli yeri olan ‘erginleme’ törenlerinin izlerini görmektedir. Bu törenler eski toplumda belli bir yaşa gelmiş erkek ve kızların yetişkin bireyler olarak farklı bir statüye geçmelerini simgelemek amacıyla gerçekleştirilir. Gençler şarkılar eşliğinde düzenlenen alaylarla yaşam alanından uzak bir yere götürülür; töreni erginlenmemiş hiç kimsenin görmesine izin verilmez. Yetişkinlerce yürütülen bir ritüelin ardından çocuk, simgesel olarak ölür ve yetişkin bir birey olarak yeniden doğar. Kendisine toplumla ilgili daha önce bilmediği bazı gizli bilgiler verilir ya da nesneler gösterilir.  Kimi toplumlarda bu töreni evlenme törenlerinin takip ettiği de görülür. Thomas, bu törenlerin mevsimsel döngü ile olan ilişkisine vurgu yapar. Çocuğun ölümü ve yetişkin olarak yeniden doğuşu, doğanın yeniden doğduğu bahar mevsimine denk getirilir ve adeta doğayla birlikte toplumun da yenilendiğine inanılır.

Yunanistan'da bu şölenler asmalar yeşermeye yüz tutunca başlar ve beş gün sürerdi. Bir barış ve kardeşlik havasında geçen şenliklerde halk açık havada, bir tiyatroda toplanır, oynanan oyunları izlerdi.

Kadınlarla erkeklerin birlikte katıldıkları Baküs törenleri zamanla özünden kopmuş, Roma Dönemi’nde bir tehdit olarak görülerek yasa dışı ilan edilmişti.