rehberi

Ekran%20Resmi%202021-04-02%2022.28_edite

İÇİNDEKİLER

 

Abacıhan Sokak

Bergama’yı da kapsayacak biçimde Manisa, İzmir ve Aydın bölgesini 18. yüzyılın ortalarından 19. yüzyılın ortalarına kadar Osmanlı hükümdarı adına idare eden Karaosmanoğulları’nın vakfı olan Abacı Hanı’ndan adını alan sokak, halk arasında daha ziyade Eski Postane Yokuşu olarak biliniyor. 

Kale Mahallesi’nin eteklerinde ve eski Rum Mahallesi içinde yer alan Abacı Hanı’nda 1853 yılında çıkan yangın, sadece hanı değil, aşağıya doğru üç koldan yayılıp Bergama’nın büyük bir kısmını kül etmişti. Kasabanın en büyük yangını olarak bilinen bu olayda dört yüz kadar dükkân, iki yüz kadar ev ve konak kullanılamaz hale gelmişti. Abacı Hanı yeniden inşa edilmemiş, uzun yıllar boyunca boş kalan alan bayramlarda şenlik yeri olarak kullanılmıştı. Bergamalı Akşit Tedik, orta oyunu ve tuluat ustası İsmail Hakkı Dümbüllü ve ekibinin bu alanda sahne kurup, tiyatro oyunları oynadığını hatırlatıyor.

Kasabanın ilk sinemasının 1925 yılı civarında Bolşevik Cavid Bey (Cavit Gizer) tarafından Abacıhan Sokak’ta kurulduğu biliniyor. Sokağa atfedilen ‘Abacılar İnişi’ adlı bir türkünün yanı sıra Sefa Taşkın tarafından yazılmış ‘Bergama’da Abacıhan Sokak’ adlı bir kitap bulunuyor.

 

Abacıhan Sokak'ın İstiklal Meydanı yönünden girişi. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

press to zoom

Abacıhan Sokak'ın İstiklal Meydanı'na doğru görünüşü. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

press to zoom

Abacıhan Sokak'a halk arasında 'Eski Postane Yokuşu' da denilmesine sebep olan eski postane binası.

press to zoom

Abacıhan Sokak'ın İstiklal Meydanı yönünden girişi. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

press to zoom
1/5
 

Ahmet Akkaya

1959, Aziziye Köyü-Bergama doğumlu. Emekli ilkokul öğretmeni.

 

Ahmet Bozkırlıoğlu

Y%25C3%25BCcelTunca_AhmetBozk%25C4%25B1r

1944, Bergama doğumlu. İÜ Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi.

Emekli edebiyat öğretmeni. Şiir ile ilgileniyor.

Babası Ali Bozkırlıoğlu, İstiklal Meydanı'nın bitişiğindeki Yıldız Sineması'nın yer sahibi ve bir dönem işletmecisiydi.

 

Ahmet Hepvar

1960, Bergama doğumlu. Çiftçilik yapıyor.

 

Ahmet Süter

1927, Bergama doğumlu. 1973-1977 yılları arasında Bergama Belediye Başkanı, 1983-1987 yılları arasında da Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP) İzmir Milletvekili olarak görev yaptı. 

 
Sarı Denizaltı Sanat İnisiyatifi'nin Akasya Park'ta düzenlediği bir fanzin sergisi. Fotoğraf: Yücel Tunca-2019

Akasya Park

Kurtuluş Mahallesi’nde bulunan ve Roma Hamamı kalıntılarına, Aristonicus heykeline ve Topçu Kışlası’na küçük bir tepenin üzerinden bakan 5556 m2  büyüklüğündeki parkta yer alan kafeterya, 2019 yılının Nisan ayından itibaren Arslançelik ailesi tarafından Akasya Park Coffee&Kitchen adıyla işletiliyor.

Akasya Park. Fotoğraf: Yücel Tunca-2019
 

Akif Ersezgin

1947, Bergama doğumlu. Demokratik Sol Parti (DSP) adayı olarak girdiği seçimleri kazanarak 1999-2004 yılları arasında Bergama Belediye Başkanlığı yaptı. 2006-2010 yılları arasında Karşıyaka Spor Kulübü başkanı olan Ersezgin, müteahhitlik yapıyor.

 

Akşit Tedik

Akşit Tedik. Fotoğraf: Yücel Tunca-2020
Tedik ailesinin üretimini yaptığı ilk patoz.

1936, Bergama doğumlu. Kınık Caddesi üzerinde, Meyhane Boğazı mevkiindeki eski Bergama Sanat Okulu’ndan 1951 yılında tesfiyeci olarak mezun oldu. Tornacılık yaparak başladığı çalışma hayatına Türkiye’nin önde gelen patoz (harman makinesi) üreticilerinden biri olarak devam etti. Geri dönüşüm alanında bantlar ve cam kırma makineleri üretti.

İş hayatı dışında müziğe duyduğu ilgiyle de tanınan Akşit Tedik, kendini Bergama Halkevi’nde geliştirdi; 1950’lerin başlarında Türk Halk Müziği ve sonrasında Türk Sanat Müziği çalışmaları yaptı. 17 Ekim 1954’te Cumhuriyet Sineması’ndaki Perihan Altındağ Sözeri konserinde uvertür olarak sahneye çıktı. 

 

Alâeddin Şensoy

Alaeddin Şensoy

1932, İzmir doğumlu. 1937 yılında ailesi ile birlikte Bergama'ya yerleşti. Gerçek adı olan Alâeddin, zaman zaman plaklarda, afişlerde ve basında Alâaddin olarak geçer.

 

Alâeddin Şensoy, 1949 yılında İzmir Radyosu’nun sınavını kazanıp, radyoda göreve başlayıncaya kadar 12 yıl Bergama'da yaşadı, babasına ait Bodrumüstü Mevkii’ndeki lokantada çalıştı. İlk müzik derslerini TRT İzmir Radyosu’nda aldı. Teori, solfej, üslup, repertuvar çalışmaları; Türk Müziği'nin formları üzerine yazılı analizler yaptı. Besteci, 1960 yılında aldığı bir plak teklifi sonrasında İstanbul’a yerleşti.

TRT İstanbul Radyosu’nun sınavlarını kazandı ve sanatçı kadrosuna alındı. Bestekârlığa da başladığı 1960 yılından sonra sayısı 100’den fazla 45’lik ve 33’lük plak çıkardı, radyo yayınlarında solist ve korist olarak icrada bulundu. 1962’de, daha önceden Bergama’da tanıştığı Ayhan Şensoy ile evlendi, iki çocukları oldu. Profesyonel sahne çalışmalarına 1966 yılında başladı. Kısa sürede kazandığı büyük başarı ile gazinolarda sahne aldı ve Amerika, Asya, Avrupa ve Avusturalya’yı kapsayan turnelere katıldı. Avusturalya turnesinde Sydney Opera House’da sahneye çıkan ilk Türk Müziği sanatçısı oldu. Şensoy, 1997 yılında İzmir’de hayatını kaybetti.

 

Ali Bozkırlıoğlu

Ali Bozkırlıoğlu. Fotoğraf: Ahmet Bozkırlıoğlu aile albümü

1896, Konya doğumlu. Yedi yaşındayken ailesiyle Bergama’ya yerleşti. Pek çok yerde lisenin olmadığı yıllarda iyi bir tahsil anlamına gelen rüştiye (ortaokul) mektebinden mezun olan Bozkırlıoğlu, asıl mesleği olan çiftçiliğinin yanı sıra toprak sahibi olduğu yazlık Yıldız Sineması’nın bir dönem işletmeciliğini de yaptı. 

 

Ali İhsan Güngül

Ali İhsan Güngül. Fotoğraf: Ali İhsan Güngül aile albümünden.

1930, Dikili doğumlu. 1939’daki büyük bir yıkıma neden olan Dikili Depremi sonrasında anne ve babasıyla beraber dedesinin Bergama’daki evine yerleşti, Zübeyde Hanım İlkokulu’nu bitirip Erkek Sanat Okulu’nda tasfiye bölümüne girdi. Babasının Kurtuluş Savaşı’ndan kalan savaş yaraları nedeniyle çalışamamasından dolayı eğitimini yarıda bıraktı. Elektrikçi ve sinema operatörü olarak çalışmaya başladı. Askerliği sırasında da telsiz tamiri ve bakımı ile nükleer enerji konularında teknik eğitimler alan Güngül, 27 Mayıs Askeri Darbesi sonrasında Bergama’da açılan İnkılabı Koruma, Yaşatma, Yayma ve Halkı Kaynaştırma Bürosu’nda görevlen-

dirildi. Bu dönemde Bergama’nın 122 köyü ile bazı bucaklarına elektrik jeneratörü ile işleyen, 16 mm’lik film çeken ve oynatan makinelerle giderek eğitim, sağlık, tarım, sanayi, toplumsal kalkınma ve genel kültür bilgilerine ilişkin film gösterileri yaptı. Askeri yönetimin sona ermesinin ardından bağlanmak üzere bir kurum aramaya başladı. Kaymakam Mustafa Atak aracılığı ile yaptığı müracaat sayesinde İzmir Valisi Enver Saatçigil’in emri üzerine, 1950’lerde Demokrat Parti tarafından kapatılmış olan Halkevleri’nin yerine açılan Halk Eğitim merkezilerinin Bergama şubesinde, eğitim araçları teknisyeni ve gezici eğitim personeli olarak görevlendirildi.

Tamamını okumak için tıklayınız...

 

Ali İhsan Süter

Y%25C3%25BCcelTunca_Ali%25C4%25B0hsanS%2

1945, Bergama doğumlu. Bergama Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun olduktan sonra ticarete atıldı. Tekstil alanında üreticilik, Bergama Ticaret Odası YK Başkanlığı yaptı. Bergama Kültür ve Sanat Vakfı (BERKSAV) ile Bergama’yı Sevenler Derneği kurucu üyesi ve Bergama İlçesi İnsan Hakları Komisyonu üyesi olarak görev alan Süter’in Bergama Görsel Tarihi adlı bir kitabı bulunuyor. 

 

Ali Özuyar

1971, Bergama doğumlu. 1996 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. Birçok dergide sinema ve tarih yazıları yazdı. Kısa Metraj Üzerine Bir Film ve Bir Cinnet-i Aşk Cinayeti (2003) adlı iki kısa filmin yanı sıra Mahur Özmen ile birlikte 2011 yılında Adalet Oyunu adlı ilk sinema filmini çekti.

Kitapları:

Sinemanın Osmanlıca Serüveni (Öteki Yayınevi, 1996), Babıâli’de Sinema (İzdüşüm Yayınları, 2004), Devlet-i Aliyye’de Sinema (De Ki Yayınları, 2007), Knockaloe ve Meçhul Türkler (İşbankası Kültür Yayınları, 2008), Faşizmin Etkisinde Türkiye’de Sinema (1939-1945) (Doruk Yayınları, 2011), Türk Sinema Tarihinden Fragmanlar (Phoneix Yayınları, 2013), Sessiz Dönem Türk Sinema Antolojisi (1895-1928) (Küre Yayınları, 2015), Sessiz Dönem Türk Sinema Tarihi (1895-1922) (YKY, 2017), Hariciye Koridorlarında Sinema-Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Sinemanın Politik Gücü (YKY, 2019)

 

Ali Taşkıran

Ali Taşkıran. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

1947, Bergama doğumlu. Talatpaşa Mahallesi'nde doğdu ve yaşadı. Radyo tamirciliği, turist rehberliği ve halıcılık yaptı. Kendisini 68 Kuşağı’ndan bir hippi olarak tarif eden Ali Taşkıran bir dönem Almanya’da yaşadı. İtalya’ya yönelik halı ticareti yaptı, kuzeyden güneye neredeyse tüm İtalya’yı gezdi. Kızıl Avlu’nun karşı köşesinde bulunan yıkık taş evinin bahçesinde, hiç eksik olmayan misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.

 

Altın Madenine Karşı Bergama Çevre Mücadelesi

Bergama’yı yaşamsal anlamda 30 yıldır tehdit eden Ovacık’taki altın madenine karşı gelişen direniş hareketi Türkiye’nin bu alandaki ilk büyük çevre direnişi olarak kabul edilmektedir. 1990’ların hemen başlarında şekillenen direniş, bir köylü hareketi olarak tüm dünyaya sesini duyurmayı başarmış, 1996 ile 1998 yılları arasında ciddi anlamda güçlenmiş ve fakat her ne kadar tehlike bertaraf edilememiş de olsa 2000’lerin başlarından itibaren zayıflamıştır. Günümüze kadar üç kez el değiştiren altın madeninin işletmecileri bugün halen kapasite artışı, yeni maden sahalarının oluşturulması ve yeni siyanür havuzları taleplerinde bulunmakta ve bunlar için gerekli izinleri çıkartabilmekteyken, Bergama çevre hareketinin aktivistleri de çeşitli eylemler ve hukuki yollar üzerinden direnişlerini sürdürmektedir.  

Tamamını okumak için tıklayınız...

Arnavut Mahallesi

1912-13 yılları arasındaki Balkan Savaşları sonrası ve 1921-26 yılları arasındaki göç ve mübadelelerle Anadolu’ya gelen Müslüman halklar arasında Arnavutlar da bulunmaktaydı. Özellikle 1921 sonrasındaki göçlerle gelen Arnavutlar’ın önemli bir kısmı Kuzey Ege’ye yerleştirildi. Bu göçlerin son noktalarından biri de Bergama’ydı. Rum nüfusun Bergama’dan uzaklaştırılmasıyla büyük ölçüde boşalmış olan Akropol eteklerinde yer alan Kale Mahallesi’ndeki haneler, çoğunluğunu Arnavutlar’ın oluşturduğu göçmen ailelere verildi. Mahalledeki Arnavut hâkimiyeti bu bölgeyi 1970’lerin sonlarına dek sosyal ve siyasal anlamda belirledi, dönemin ülkücü hareketinin Bergama’daki merkezi haline getirdi.

Arnavutlar’ın yerleştirildiği mahalledeki Meyhane Boğazı mevkiine açılan bir caddeye, İttihat ve Terakki hareketine yakınlaştığı dönemde başında bulunduğu Hareket Ordusu ile 1909’da İstanbul’a gelerek II. Abdülhamit’i tahttan indiren ve hemen sonrasında Balkanlar’da 1909-11 yılları arasında ardı ardına patlak veren Arnavut isyanlarından 1911’deki Malisör isyanını kanlı biçimde bastıran Mahmud Şevket Paşa’nın adının verilmiş olması ilginçtir.

Günümüzde Arnavut toplumunun bireyleri Kale Mahallesi’nden ziyade şehrin 1970’lerden sonra oluşan merkez bölgelerinde yaşamaktadır

 
 

Asklepion

Asklepion. Fotoğraf: Yücel Tunca-2019

Antik Yunan mitolojisinde tıp tanrısı Asklepios adına kutsanmış şifa tapınaklarına verilen isimdir. Bu tapınaklar, hastaların ruhsal ve fiziksel olarak şifa bulmak için gittikleri yerlerdi.

Rodos, İstanköy, Atina ve Bergama’da Asklepios adına yapılan tapınaklardan günümüze kadar ayakta kalan tek Asklepion Bergama’dakidir.

Bergama’daki Asklepion’un MÖ 4.yy’da kurulduğu düşünülmektedir. 9 yüzyıl boyunca aktif olarak kullanılan Asklepion, Geyikli Dağı’ndaki bir vadi içindedir ve şifalı su kaynaklarına sahip olduğu söylenmektedir. Bergama Asklepion’u, Satyrosk ve Galenos gibi ünlü hekimlerin yetiştiği bir tıp okulu ve dünyanın ilk psikiyatri hastanesi olarak kabul edilir.

Tamamını okumak için tıklayınız...

 

Atmaca Mahallesi

Bergama’nın en köklü mahallelerinden biridir. 1500’lü yılların başlarında 8600 kişinin yaşadığı bu kalabalık mahalle, yaklaşık on beş yıldır hızla nüfus kaybetmektedir. Atmaca’da, 2019 yılı verilerine göre 2150 kişi yaşamaktadır.

Bir tarafı Asklepion’a yaslanan, aşağıda Şadırvan Camii civarına kadar inen, bir diğer taraftan Virankapı mevkiindeki kazılarına tam olarak başlanmamış Türkiye’nin üç amfi tiyatrosundan birinin bulunduğu alana uzanan Atmaca Mahallesi, İsmail Bergamalı, Zeki Şenlendirici, Ergün Şenlendirici, Hüsnü Şenlendirici, Murat Gezgin, Tüdanya gibi ünlü müzisyenleriyle tanınır.

Atmaca Mahallesi'nde Hıdırellez gecesi. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

press to zoom

Atmaca Mahallesi'nde Hıdırellez gecesi. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

press to zoom

Atmaca Mahallesi'nde Hıdırellez gecesi. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

press to zoom

Atmaca Mahallesi'nde Hıdırellez gecesi. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

press to zoom
1/3

Dursun Özden, Bergama Güzellemesi-Uygarlık Burcu Bergama adlı kitabında mahalleden şöyle bahsetmektedir: “Yaşadıkları yer ilginçtir Romanların. Bilirsiniz müzikal bir varoluşları vardır onların. Hayata müzikle tutunurlar. (…) Ve su ve müzik ile tedavinin yapıldığı bir hastanenin yakınında bir Roma Tiyatrosunun yanında, Romanlar Mahallesi var. Romanların bugün yaşadığı yer, Atmaca Mahallesi olarak adlandırılıyor. Romalıların 2000 yıl önce yaşadıkları villaların üzerinde konumlanıyorlar. Eskiden seçkinlerin evi, şimdi onların evi. Orada belki ekonomik açıdan yoksul ama hayat zenginliği açısından müthiş zengin bir hayat yaşıyorlar. Ve Bergama’nın da neşesi onlar. Hüsnü Şenlendirici’nin babası Ergun Şenlendirici Caddesi Atmaca Mahallesinin en belirgin yerindedir. Yine Hellenistik taşlar ile yapılmış bir Osmanlı Camisi olan Laleli Camisi orada yer alır. Ve pencerelerden gelen klarnet, keman ve darbuka sesleri, sizi renkli hayatın hoş görseli ile buluşturur. Bu mahallede ünlü klarnet üstatlarını tanımanız mümkündür.”

 

Ayhan Asık

Ayhan Asık. Fotoğraf: Şahin Asık-2016

1957, Bergama doğumlu. Ağabeyi Yılmaz Asık ile birlikte uzun yıllar sinemacılık yaptı. Kışlık Şen Sineması’nın, oğlu Şahin Asık’tan önceki işletmecisi. Emekli.

 

Ayşen Ermiş

Ayşen Ermiş. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

1963, Bergama doğumlu. Bergama Lisesi’nden mezun olduktan sonra 1980 – 1982 yılları arasında Bergama Tütüncüler Bankası’nda çalıştı. Elektrikçi İlhami Ermiş ile evlenmesinin ardından çalışmayı bıraktı. Bir kızı ve bir oğlu olan Ayşen Hanım, eşi İlhami Bey ile birlikte Ermiş Elektrik’i çalıştırmaktadır. 

Bakırçay Ovası

Bakırçay Ovası, Soma yakınından başlar, Dikili-Çandarlı arasından denize kadar uzanır. Ova, adını aldığı Bakırçay’a (eski adıyla Kaikos) karışan birçok çayın da sayesinde sulak, verimli bir ovadır.

Bakırçay, Balıkesir’in güneyindeki Ömer Dağı’ndan doğar. Manisa Kırkağaç’taki Bakır Beldesi’nden geçerken Bakırçay adını alır. 128 km uzunluğundaki nehir, Madra ve Yunt dağlarının arasından Bergama Ovası’na ulaşır. Kestel, Selinos, Sinır derelerini kendine katarak Zeytindağ Ovası’na girer. Burada da Boğazasar (Sanazmak) deresiyle birleşir ve Çandarlı Ovası’ndaki Dalyan Gölü’nün ortasına yapılan taş setler arasından Ege Denizi’ne dökülür.

Bakırçay Havzası’nın ünlü ovaları şöyle sayılabilir: Gelemhe, Karakurt, Kırkağaç, Soma, Kınık, Turanlı, Bergama, Zeytindağ ve Çandarlı ovalarıdır. Bergama’nın ovaları ise Vakıflar Ovası, Eğrigöl Ovası, Bülbüllü Ovası ve Bakırçay ile Manisa’ya doğru açılan Araplar Ovasıdır.

Son yıllarda Soma’daki kömür madenlerinin, yörede yer alan çok sayıdaki salça fabrikasının atık suları ve tarımda kullanılan kimyasal maddeler nedeniyle büyük oranda kirlenmiş olan Bakırçay’daki oksijen oranının kritik seviyelere inmesi zaman zaman toplu balık ölümlerine sebep oluyor. Kostik ve kömür atığı başta olmak üzere çeşitli kirleticiler, dere çevresinde ekolojik dengeyi geri dönülemez biçimde bozuyor.

 
 

Baküs Töreni

1945 yılında Pergamon Akropolü’ndeki 15 bin kişilik antik tiyatroda Mahir Canova’nın yönetmenliğinde, ortaokul öğrencilerinin rol aldığı Baküs Töreni temsili yapılmıştı. Bu temsilin, dünyanın en dik eğimli antik tiyatrolarından Akropol Tiyatrosu’nda yapılması oldukça dikkat çekicidir. Yunan Mitolojisi’nde Şarap Tanrısı (Bağ Bozumu Tanrısı) olan Baküs'e (Dionysos) adanmış tapınağın, tiyatronun hemen bitişiğinde yer alması ve çok tanrılı inanışlarda Baküs’ün şarap tanrısı olmasının yanında eğlence, tiyatro, şehvet ve hatta kaos tanrısı olduğuna inanılması, temsilin burada yapılmasını daha da anlamlı kılmaktadır.

Baküs törenleri ya da şenlikleri olarak bilinen antik dönemin bu önemli ayinleri dört mevsimde de yapılmıştır ama içlerinden en önemlisi bağ bozumu şenlikleridir. Önce biranın nasıl yapıldığını, ardından da üzümden şarap yapıp içmeyi öğrenen dönemin halkları Baküs’ün, sembolü olan asma ağacı gibi mevsim dönüşlerinde ölüp yeniden doğduğuna, haz ve acı arasında iki uçta gidip geldiğine; bazen iyi yürekli, bazen de çok kötü olabildiğine inanmaktadırlar. Bu yüzden Baküs tapınması da eğlenceli fakat aynı zamanda vahşi öğeler içerir. Şarabın ve tiyatronun tanrısı kendisine tapanlara sevinç ve özgürlük verebildiği gibi yıkımı da getirebilmektedir.

Tamamını okumak için tıklayınız...

 

Balkan Harbi

8 Ekim 1912 ile 10 Ağustos 1913 tarihleri arasında yaşanan; önce Bulgaristan, Sırbistan, Yunan ve Karadağ krallıklarının oluşturduğu Balkan Birliği’nin, Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar’da hüküm sürdüğü toprakları geri almasına; sonrasında ise bu kez Sırbistan, Yunan ve Karadağ krallıklarının Romanya Krallığı ile birleşerek Bulgaristan Krallığı’na saldırmasına; bu durumdan yararlanan Osmanlı’nın Edirne ve Kırklareli’yi geri almasına sahne olan savaşlardır.

Tamamını okumak için tıklayınız...

 
 

Bekir Sıtkı Avdan

Bekir Sıtkı Avdan. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

1938, Bergama doğumlu. İstiklal Madalyası sahibi Mahmut Celal Avdan’ın oğlu; Bolşevik Cavid Bey’in eşi Hatice Hanım’ın kuzeni. Kabataş Erkek Lisesi’nde okudu. Emekli esnaf.

Bergama/Pergamon

Ege Bölgesi’nin kuzey batısında yer alan Bergama, Bakırçay’ın kuzeyinde, antik Pergamon kentinin üzerine kurulmuştur. Doğusunda Soma ve Kınık, kuzeyinde Burhaniye ve İvrindi, batısında Ayvalık ve Dikili, güneyinde ise Aliağa bulunur. İzmir şehir merkezine 107 km ve en yakın deniz kıyısına 30 km uzaklıktadır.

18’i ilçe merkezinde olmak üzere toplam 137 mahallesi vardır. Yüzölçümü itibariyle İzmir’in en büyük ilçesidir. 

2019 yılı verilerine göre nüfusu, yaklaşık 60 bini merkezde olmak üzere 103.867’dir.

Kentin yerleşim tarihi MÖ 3000’lere, Eski Tunç Çağı’na kadar uzanır. Antik metinlerde Pergamon adı ilk defa Ksenophon’un (MÖ 400-399’da Pergamon’a gelmiştir.) ‘Onbinlerin Dönüşü’ adlı eserinde geçer.

Tamamını okumak için tıklayınız...

Pergamon Akropolü'nün eteklerinden Selinos Çayı'na ve oradan Bakırçay Ovası'na uzanan Bergama. Fotoğraf: Yücel Tunca-2019
 

Bergama Halkevi ve Halkevleri

‘Milli kültürü yükseltecek milli müesseselerden biri’ olarak ilan edilen ve modernleşmenin en önemli simgelerinden olan Halkevleri, Kemalist reformlara kayıtsız kaldığı için kapatılan Türk Ocakları’nı ikame etmek için 1932’de açılmaya başlanmıştı. Bergama Halkevi de 22 Şubat 1934 yılında Cumhuriyet Meydanı’ndaki binasında faaliyete başladı.

Mehmet Ali Sunu başkanlığında açılan Bergama Halkevi’nin 15’i kadın, 429 erkek üyesi vardı. 13 Nisan’da Mustafa Kemal Atatürk’ün de ziyaret ettiği Bergama Halkevi’nde kurulan etkinlik kolları, köylerde taramalar yaparak folklorik derlemeler oluşturmaya, temsiller, sergiler, konferanslar düzenlemeye başlamıştı. Büyük salonu, tiyatro oyunlarına, gösterilere ve film gösterimlerine uygun sahnesiyle Bergama’nın kültürel ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasiteye sahipti.

Tamamını okumak için tıklayınız...

Bergama Halkevi Müzik ve Folklor Kolu-1942/Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivi
 

Bergama Kermesi

Bergama'nın tarihsel, kültürel ve doğal güzelliklerinin tanıtılması amacıyla Mustafa Kemal Atatürk'ün başlattığı yerel bir festivaldir. Türkiye’nin ilk, dünyanın ise Fransa'nın Nice şehrinde yapılandan sonra ikinci yerel festivali olduğu söylenmektedir. İlki 1937 yılında gerçekleştirilen Bergama Kermesi, 2019 yılına kadar her yıl aralıksız devam etmiş, 2020 yılında Kovid-19 pandemisi nedeniyle sembolik bir biçimde yapılmıştır. 

Adının Türkçe kökenli mi olduğu yoksa Fransızca’dan mı geldiği konusunda uzun yıllar tartışılan Kermes şenlikleri, her yıl mayıs ayının sonu ya da haziran ayının başlarında, Türkiye'nin ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelen konukların da katılımıyla düzenlenmektedir.

Eyüp Eriş’in kaleme aldığı ve Bergama Belediyesi Kültür Yayınları tarafından 2011 yılında basılan Kermeslerle Bergama’nın Yakın Tarihi adlı kitap Kermesler’in 75 yıllık tarihini tüm detaylarıyla ele almaktadır. Diğer yandan yine Bergama Belediyesi’nin 2018 yılında Nebil Özgentürk’e hazırlatıp DVD-kitap olarak yayınladığı Tarihin Işığında Cumhuriyet’in İlk Şenliği Bergama Kermesi belgeseli de Kermesler’in 80 yıllık tarihini anlatır.

Bergama Kermesi'nin geçmiş yıllarından...

press to zoom

Bergama Kermesi'nin geçmiş yıllarından...

press to zoom

Bergama Kermesi'nin geçmiş yıllarından: Kozak Yaylası etkinlikleri.

press to zoom

Bergama Kermesi'nin geçmiş yıllarından...

press to zoom
1/5

Bergama'da 82. Kermes. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

press to zoom

82. Kermes. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

press to zoom

82. Kermes etkinliklerinden: Cumhuriyet Meydanı'nda Onur Akın konseri. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

press to zoom

Bergama'da 82. Kermes. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

press to zoom
1/10
 

Bergama Kültür Merkezi (BerKM)

Bergama’nın merkezinde, tasarımı mimar Emre Arolat tarafından yapılıp eski otogar arazisi üstüne inşa edilen, açılışı 2016 yılında gerçekleştirilen Bergama Kültür Merkezi (BerKM), köklü kültürel bir tarihe sahip Bergama’nın önemli bir eksiğini gidermektedir. Kültür, sanat ve ticaret etkinliklerine olanak tanıyan yapının tasarımında antik Pergamon kentinin kral sarayları, sunak ve tapınakları ile Roma forumlarının etkileri görülür.

Yapının merkezinde yer alan kültür binalarını, otopark ve dükkânlar çevrelemektedir. Forum yaklaşımıyla tasarlanan dükkânlar halkın kullanımına yönelik sokakların giriş ve çıkışlarını oluşturur. Bergama Araştırmaları Kütüphanesi ismiyle anılan, kentin geçmişe dönük kaynaklarını barındıran kütüphanenin üst katında açık hava sineması yer almaktadır. Ana binadaki çok amaçlı salon toplantı, sunum, panel, söyleşi ve sahne etkinliklerine ev sahipliği yapmakta, üst katında da iki adet cep sineması film gösterimlerine imkân sunmaktadır.

8 Ekim 2016 tarihindeki açılış törenine vatandaşların yanı sıra emek örgütü temsilcileri, yerel yönetim kadroları ve CHP Genel Başkanı dahil kimi politikacıların da katıldığı BerKM’deki ilk konseri piyanist İdil Biret vermiştir.

 

Bergama Lisesi

Bergama’nın en güzel tarihi yapılarından olan ve günümüzde Milli Eğitim İlçe Müdürlüğü tarafından kullanılan Bergama Lisesi binasının inşasına 1914 sonrasında başlanmıştır. Rum mimar Mitros tarafından yapımına başlanan yapı, kesme taşlarla örülmüş, Bergama’nın antik dönem mimarisine gönderme yapan sütunlarla bezenmiştir.

Nağme Ebru Aydeniz yapının mimari özelliklerini şöyle anlatmaktadır: “Kesme taştan yığma sistemde iki katlı olarak inşa edilen yapıda, bu dönemde yaygın olan üçlü pencere düzeni kullanılmış, pencere içine sütunlar ve üzerine kornişler yerleştirilmiştir. Eşit fonksiyon içeren hacimlerin pencereleri, katlarda biçimsel zenginlik kaygısı ile farklı şekillendirilmiş, alt kat sütun ve süslemelerinde mermer, üst kat sütun ve süslemelerinde ise taş kullanılmıştır. Simetrinin hakim olduğu yapıda giriş açıklığı, yüksek bir merdiven, açıklığın iki yanında mermer sütunlar ve üzerinde korniş ile özellikle vurgulanmıştır. Sütunlu köşe süslemeleri ve saçak kısmında yer alan silme, tüm cephelerde devam etmektedir. Yapıyı donatan fonksiyonel amaçtan uzak dekoratif öğeler, yapıldığı dönemin en karakteristik unsurlarıdır.”

Tamamını okumak için tıklayınız...

Bergama Lisesi
 

Bergama Müzesi

Pergamon Akropolü’nde 1878-86 yılları arasında C. Humann ve A. Conze tarafından resmî kazıların başlatılması ve ardından Asklepion’da da kazı faaliyetlerine geçilmesi sonucu ortaya çıkartılan eserlerin sayısı arttıkça bunların korunması amacıyla bir müze binasının yapılmasına gereksinim duyulmuştur.

1924 yılında arkeolojik eserlerin bir bölümü, şehir merkezinde yer alan ve 1934 yılında Halkevi binası olarak kullanılmış olan binaya nakledilerek sergilenmeye başlanmış ve müzecilik hizmeti verilmeye çalışılmıştır. 1928 yılında bu müzenin yönetimine Osman Bayatlı getirilmiştir. Bayatlı arkeolojik eserlerin yanında bölgenin yakın dönem yaşam kültürüne ışık tutan etnografik eserleri de müze eser koleksiyonuna dahil etmiştir.

1932 yılında Bergama’ya gelen Mareşal Fevzi Çakmak’ın bir müze kurulması için verdiği talimat üzerine, Türk-Alman işbirliği çerçevesinde mimarlar Bruno Meyer ve Harold Hanson tarafından Zeus Sunağı planından esinlenen bir projeyle, eski bir mezarlık alanı olan bugünkü yerinde İzmir Valisi Kazım Dirik’in istemiyle müzenin temeli 1933 yılında atılmıştır. 30 Ekim 1936’da yapımı tamamlanan Bergama Müzesi’ndeki arkeolojik eserlerin büyük çoğunluğunu Akropol, Asklepion, Kızıl Avlu (Serapeion), Musalla Mezarlığı alanında yapılan kazılarda bulunan eserler oluşturmaktadır. 

 

Bergama Sümerbank Tekstil Fabrikası/Bergama Pamuk İpliği ve Dokuma Fabrikası

Bergama Pamuk İpliği ve Dokuma Fabrikası (Sümerbank)’nın yapımına 1954 yılında başlanmış ve açılışı 1960 yılında dönemin başbakanı Adnan Menderes tarafından yapılmıştır. Adnan Menderes fabrika açılışını yaptıktan 10 gün sonra 27 Mayıs Askeri Darbesi’yle Demokrat Parti Hükümeti iktidardan düşürülmüştür.

Açıldığı günden itibaren binlerce Bergamalı’ya iş olanağı sağlayan fabrika, kentin bu çaptaki ilk ve uzun yıllar boyunca da tek olacak olan sanayi kuruluşu özelliğini taşır.

Ana fabrika binası ile beraber idari bina, sosyal tesisler, lojmanlar, depolar, atölyeler ve kreş gibi destekleyici unsurları da barındıran 210 dönümlük alanda faaliyet gösteren fabrika Bergama’nın ticari, siyasi ve sosyal hayatında derin etkiler yaratmıştır.

Tamamını okumak için tıklayınız...

Bergama Pamuk İpliği ve Dokuma Fabrikası. Fotoğraf: Yücel Tunca-2019
 

Beytullah Özyıldız

Beytullah Özyıldız. Fotoğraf: Yücel Tunca-2019

1942, Bergama doğumlu. Eski sinema makinistlerinden. Güven Sineması’nı çalıştırmıştı. Günümüzde Osman Bayatlı Caddesi’ndeki Güven İş Elektrik’in sahibi.

 

Bilge Aslanboğa

1963, Bergama doğumlu. Eski sinema makinisti ve işletmecisi Aslanboğa, 2020 yılında Bergama’da hayatını kaybetti.

 
Bilge Aslanboğa

Bilgin Yasa

1944, Bergama doğumlu. Emekli. Tohum üreticiliği ve çiftçilik yapıyor.

 
 

Bodrumüstü

Hadrianus Tünelleri'nin üst kısmı; Bodrumüstü mevkiinin bir bölümü. (180° panoromik) F: Yücel Tunca-2018

Evliya Çelebi'nin ‘Ne yerde, ne gökte’ dediği Bergama’daki Bodrumüstü denilen mevki, İstiklal Meydanı’nın, içinden Selinos Çayı’nın aktığı tonozların (çifte bodrumlar) üzerinde kalan bölümüdür. Bodrum Köprüsü veya Bergama Köprüsü olarak da bilinen, inşa tarihi kesin olarak bilinmeyen tünellerin 2. veya 3. yüzyılda inşa edildiği varsayılmaktadır. Roma İmparatoru Hadrianus zamanında, yani 117 ile 138 yılları arasında tasarlandığı bilgisi vardır.

Biri 9 m, diğeri 7.5 m yüksekliğe sahip 196 m uzunluğundaki tonoz yapısının oluşturduğu tüneller türünün dünyadaki en büyük altyapı örneğidir. Selinos Çayı’nın bu tonoz yapısı ile yeraltına alınması sayesinde Serapis Tapınağı’nın avlusu büyük ölçüde genişletilebilmiş, Pergamon Akropolü ile tepenin yamaçlarındaki yerleşim düzlüğe doğru kesintisiz yayılabilmiştir. Günümüzde, bu kesme taşlardan yapılmış tünellerin üstünde evler, dükkânlar, cadde ve sokaklar bulunmaktadır.

Bodrumüstü mevkiini oluşturan yaklaşık 2 bin yıllık köprünün üstünden günümüzde, Kozak Yaylası’nın ekolojik dengesini bozan, canlı yaşamını tehdit eden çok sayıdaki taş ocağından aldıkları tonlarca ağırlığa sahip granit kütlelerini taşıyan kamyonlar geçmektedir. Taş kamyonlarının Cami Kebir Caddesi ile Kınık Caddesi eksenindeki geçiş güzergâhında olan tarihi tonozlar ciddi bir risk altında bulunmaktadır.

Hadrianus Tünelleri (Bodrum Köprüsü) ve üst kısmında bir bölümü görünen Bodrumüstü mevkii. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

Bolşevik Cavid Bey (Cavit Gizer)

1888, Manastır doğumlu. Bergama'ya ne zaman yerleştiği bilinmiyor. 1926 yılına ait Bergama Ticaret ve Sanayi Odası Tüccarân Hüviyeti'nde babasının adının Rıza olduğu yazılı. Aynı belgede Cumhuriyet Oteli'nin yanı sıra bir kahvehane, bir sinema ve bir 'bağçe'si olduğu belirtiliyor. Esas işi tütüncülük fakat 1925 ile 1950 yılları arasında üç farklı mekanda sinema işlettiği biliniyor. Kendisinin ve Bergama'nın ilk sinemasını Abacıhan Sokak'ta açan Cavid Bey, 1930'larda İstiklal Meydanı'nda Cumhuriyet Sineması'nı ve hemen arkasındaki alanda da yazlık Yıldız Sineması'nı kuruyor ve işletiyor.

Cavid Bey, İstiklal Savaşı gazilerinden Mahmut Celal Avdan'ın kız kardeşi Hatice Avdan ile evlendi. Çocuklarının adı Nermin Kalay.

Soyadı kanunu sonrasında Gizer soyadını alan Cavid Bey, 1950 yılında verem nedeniyle hayatını kaybedene kadar Cumhuriyet Sineması'nı işletmeye devam etti.

 
Cavit Gizer (Bolşevik Cavid Bey) Fotoğraf: Nermin Kalay aile albümünden
 

Buse Atalayın

Buse Atalayın. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

1994, Bergama doğumlu. Bergama Kültür Merkezi kompleksinde bijuteri ve hediyelik eşya satışının yapıldığı Miss Buse adlı iş yerinin sahibi.

 

Bülent Türkmen

Bülent Türkmen. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamladı. 2001-06 yılları arasında, 2010 yılında Yortanlı Barajı suları altında bırakılan, Bergama sınırları içindeki Allianoi kazılarında görev aldı. Edirne’de Hadrianapolis Roma Dönemi sur kazıları, Edirne Sarayı kazıları ve kent içi kazılarında görev aldı. 2012 yılında Bergama Belediyesi UNESCO Dünya Mirası Birimi’nde arkeolog olarak çalışmaya başlayarak Bergama’nın UNESCO Dünya Mirası Adaylık Dosyası’nın ve Bergama Alan Yönetim Planı’nın hazırlanmasında görev aldı.

 

2019 yılındaki yerel seçimlerinin sonuçları uyarınca AKP-MHP ortak adayının belediye başkanı olmasıyla Bergama Belediye- 

si'nde ortaya çıkan mobing ve pasifleştirme biçiminde kendine gösteren baskının bir muhatabı da arkeolog Bülent Türkmen oldu. Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube TİS Hukuk Sekreterliği de yapan Türkmen  2020 yılında Bergama Belediyesi bünyesindeki UNESCO biriminden alınarak Fen İşleri Müdürlüğü Bayındırlık Şantiyesi’nde görevlendirildi. Kamuoyunun tepkisini çeken ve sürgün olarak nitelenen bu görev değişikliği sonrasında Bülent Türkmen sendikal çalışmalarına ağırlık verdi. Tüm Bel-Sen'in 2021'in mart ayında yapılan genel kurulunda Merkez Yönetim Kurulu'na seçildi ve Genel Örgütlenme Sekreteri oldu.

 

Büyük Buhran

1929'da başlayan (etkilerini ancak 1930 yılının sonlarında tam anlamıyla hissettiren) ve 1930'lu yıllar boyunca devam eden küresel çaplı ekonomik krize verilen isimdir. Büyük Buhran, Kuzey Amerika ve Avrupa'yı merkez almasına rağmen, dünyanın geri kalanında da (özellikle de sanayileşmiş ülkelerde) yıkıcı etkiler yaratmış, 50 milyon insanın işsiz kalmasına, yeryüzündeki toplam üretimin %42 oranında ve dünya ticaretinin de %65 oranında azalmasına neden olmuştur.

Cavit Sarsılmaz

1931, Bergama doğumlu. 1965 yılında Münevver Sarsılmaz ile evlendi. Ogün, Ayşe ve Onur adını verdikleri üç çocukları oldu.

 

Bergama’da Sinemacı Cavit olarak biliniyor. 40 yıl boyunca Ferah (yazlık), Yıldız (kışlık), Melek (yazlık) ve Onur (yazlık) sinemaları gibi çok sayıda sinema işletti ve bu alanda bir fenomen haline geldi. Kurduğu kışlık Yıldız Sineması günümüzde Şen Sineması adıyla Şahin Asık tarafından işletilmeye devam ediyor. 90'lı yılların başlarında tüm sinemalarını kapatan Cavit Sarsılmaz, hayatının son yıllarını sinemadan uzak geçirdi.

1996 yılında geçirdiği kalp krizi sonucunda hayatını kaybetti.

 
 
Cavit Sarsılmaz ve eşi Münevver Hanım, ilk çocukları Ogün ile birlikte. 1968

Cengiz Kızılık

Cengiz Kızılık. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

Bergama ve çevresini 1919-1922 yılları arasında işgal eden Yunan ordusuna karşı direniş gösteren on dört efeden biri olan Adalı Mehmet Efe’nin torunu Cengiz Kızılık, 1944 yılında Ahmet ve Fatma Kızılık’ın oğlu olarak dünyaya geldi. 

Dedesinin İstiklal Madalyası’nı hep göğsünde taşıyan ve Cengiz Efe olarak tanınan Kızılık, Bergama Kuvayi Milliye Mücahitler Derneği’nin kurucuları arasındadır.

Cengiz Kızılık, Sümerbank Bergama Tekstil Fabrikası’nda, fabrikanın 1959’daki kuruluş sürecinden başlayarak, emekli olana kadar geçen 26 yıl boyunca işçi olarak çalıştı.

Cengiz Kızılık ve eşi Ayşe Hanım’ın bir kız çocukları ve iki torunları var.

 

Cumhuriyet Meydanı

Meydan, 1928 yılında Ankara’da hazırlanan bir projeye bağlı olarak, genç Cumhuriyet’in Batılılaşma hedefine uygun biçimde, çerçevesi belirgin, geometrik tarzda tasarlanmıştır. 1904 yılında boş bir alan olarak görülen Cumhuriyet Meydanı, 1928 tarihli proje üzerinden, 1934 yılında tamamlanan Halkevi ve park inşası ile biçimlenmiştir. Çok partili döneme geçildiğinde Demokrat Parti tarafından Bergama’daki de dahil olmak üzere tüm Halkevleri kapatılınca (1951) yapı 1958 yılından itibaren Halk Eğitimi Merkezi olarak kullanılmış; bu dönemde önündeki park alanı kaldırılarak yerine bir tören alanı inşa edilmiştir.

1996 yılında, Bergama Belediye Başkanı Sefa Taşkın döneminde Cumhuriyet Meydanı, Halk Eğitim Merkezi’nin binası ile arka kısımdaki sinema yapıları ve Tekel deposu yıkılarak yeniden düzenlenmiştir. 1998 yılında tamamlanan, tasarımı Mimar Cengiz Bektaş (1934-2020) tarafından yapılan yeni meydanda su öğesinin, Roma dönemine ait kalıntıların ve sembolik sütunların; Atatürk’ün Bergama’nın sembolleşmiş çağdaş fertleriyle yan yana geldiği heykelin; Bergama’nın antik tiyatrolarına gönderme yapan amfi biçimli oturma alanının kullanılması meydanın resmi karakterini kırmak ve sivilleştirilmek için atılmış adımlar olarak görülmektedir.

Meydan halen resmi törenlerde, mitinglerde, sosyal ve kültürel faaliyetlerde bu biçimiyle kullanılıyorsa da yakın bir zaman dilimi içinde yeniden düzenlenmek üzere projelendirilmektedir.

 

Çamlı Park

 
Çamlı Park'ın düzenleme çalışmaları üç yıldan uzun bir süre içinde tamamlanamadı. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021
Y%C3%BCcelTunca_Bergama_DSC03892_web_edi

Bergama Kültür Merkezi’nin karşısında, Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan Çamlı Park, kentin sosyal hayatında uzun yıllardır önemli bir yer tutmaktadır. 2019 yılına kadar 277 çam ağacının yanı sıra farklı türlerden 75 civarında ağacın bulunduğu park geçmiş yıllarda içinde konserlerin düzenlendiği, çay bahçelerinin bulunduğu kent merkezindeki tek yeşil alan olagelmiştir.

1900’lerin başlarına kadar şehir mezarlığı olan eğimli alan 1950’li yıllarda parka dönüştürülmüş ve bir bölümündeki güllerle bezeli peyzajından dolayı Gülpark olarak anılmaya başlanmıştır. İlerleyen yıllarda büyütülen, Cumhuriyet Caddesi kenarındaki tek katlı ticari yapıların 1980’lerde yıkılmasıyla günümüzdeki görünümüne kavuşan park, çam ağırlıklı bitki örtüsü nedeniyle Çamlı Park adını almıştır.

14 basamaklı ana girişin iki yanına, Bergama Belediye Başkanı olarak görev yapan Yakup Kaşarcıoğlu (1984-89) döneminde yerleştirilen sütunlar ile park içindeki iki amfi Bergama’nın tarihi kimliğine vurgu yapmaktadır. İki süs havuzu, bir çeşme ve bir de çocuklar için oyun parkı barındıran Çamlı Park’ta Yunus Emre heykeli ile çeşitli boyutlarda sütunlar da yer almaktadır. Çamlı Park, karşısındaki Bergama Kültür Merkezi’ne bir üst geçit aracılığı ile bağlanmıştır.

2018 yılının başlarında parkın yeniden düzenlenmesi projesine iki beton yapının da dahil edilmesi, bu sırada bazı ağaçların kesilmesi eleştirilere sebep olmuştur. Belediye yönetiminin 2019 yerel seçimlerinde CHP’den AKP’ye geçmesiyle parktaki çalışmalar durma noktasına gelmiş, kuruyan ağaçların sayısı artmış, Bergama halkı kent merkezinin bu tek yeşil alanından yararlanamaz olmuştur.

Edip Biröz

Edip Biröz (Sol başta) kızı Nurşen'in nişanında.

1912, Debre-i Bâlâ (Debre, Kuzey Makedonya), Kocacık Köyü doğumlu. 1913 doğumlu Saadet Hanım ile evlendi ve Necati, Nurşen ve Gülşen adlarını verdikleri üç çocukları oldu. Bergama’ya yerleştikten sonra kentin tanınan müteahhitlerinden biri oldu. Kermes Sineması’nı inşa etti ve oğlu Necati Biröz ile birlikte işletti. 1990 yılında Bergama’da hayatını kaybetti.

 
 

Efe Nazım Arslançelik

Efe Nazım Arslançelik (sağda), annesi Musine, babası Özcan ve kardeşi Elif ile birlikte Akasya Park'ın açılışında. Fotoğraf: Yücel Tunca-2019

1993, Bergama doğumlu Efe N. Arslançelik (ayakta, sağda) Adnan Menderes Üniversitesi (Aydın) mezunu.

 

Bergama Kültür Merkezi'ndeki SineGama'nın gişesinde çalıştıktan sonra, 2019 yılından bu yana ailesiyle birlikte Akasya Park Coffie&Kitchen’ı işletiyor.

 

Emel Girit

Emel Girit. Fotoğraf: Yücel Tunca-2020

1947, Bergama doğumlu. Lise birincisi olarak 1969’da Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ne girdi. Eşi Cem Girit ile birlikte önce Sussex-İngiltere’ye, daha sonra da Princeton-ABD’ye yerleşti. Princeton Üniversitesi’nde biyokimya alanında çalıştıktan sonra, özel ilaç firmalarına geçerek kanser araştırmaları yaptı. Emekliye ayrılan Girit, yılın bir bölümünü ABD’de, bir bölümünü de Bergama’da geçiriyor. Bergama Çevre Filmleri Festivali’nin düzenleyici ekibinde yer alıyor.

 

Engin Kuduğ

Engin Kuduğ. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

1968, Bergama doğumlu. Annesi Bergama Yardım Sevenler Derneği başkanlığı da yapmış olan Mukaddes Kuduğ, babası ise Doktor Ahmet Kuduğ’dur.

 

Hülya Avşar, Demet Akalın, Orhan Gencebay, Işın Karaca, Deniz Arcak gibi birçok müzisyene verdiği besteleriyle tanınan Engin Kuduğ, İzmir’de ve Bergama’daki aile yadigârı evinde yaşıyor, beste çalışmalarına devam ediyor.

 

Erdoğan Ç. Ererez

1957, Bergama doğumlu. Gerçek adı Erdoğan Çakıroğlu. Çocukluk yıllarında Yavuz Yalınkılıç’ın yazıp yönettiği ve Fatma Karanfil ile İzzet Günay’ın başrollerinde olduğu Cesur Kabadayı (Özer Film/1969) filminde rol aldı. 1973-2002 yılları arasında çok sayıda sinema ve TV filminde kamera asistanlığı ve görüntü yönetmenliği yaptı. İbrahim Tatlıses ve Hülya Avşar filmlerinin önemli bir kısmında görüntü yönetmeni olarak görev aldı. En üretken çalışma yılı 1987 yılı oldu ve sadece bir yıl içinde dokuz ayrı sinema filminde görüntü yönetmeni ve kameraman olarak çalıştı.

 

Ermeniler

571 yılında Persler’e karşı isyanları başarısızlıkla sonuçlanan çok sayıda Ermeni Bizans’a sığındı. Ermeni liderler Konstantinopolis’e giderken, göçmenlerin önemli bir kısmı Bergama’ya yerleşti. Bergama Ermenileri 7. yüzyıla kadar kimliklerini korudular, sonra Bizanslılaştılar. Bergama Ermenilerinin içinden 711-713 yılları arasında hüküm süren bir Bizans imparatoru da çıktı: Philippikos.

Ermenilerin Sünik ve Ararat (Ağrı Dağı) ovasından İzmir civarına göçleri 17. yüzyılda da sürdü. Nazilli, Akhisar, Birgi, Ödemiş, Aydın, Bergama, Kırkağaç, Tire ve Ege bölgesinin diğer yerleşim yerlerine dağılan Ermenilerin göçüyle ilgili 1637’den bir kaynak, Ermenilerin Bergama/Kınık kasabasına Erivan yakınlarındaki Talin’den geldiğini ortaya koymaktadır.

1816 yılında Bergama’ya gelen W. Turner, kentte Ermenilere ait 20 ev olduğunu yazar. 1828 yılında ise kentin yaklaşık 15 bin olan nüfusunun 300 kadarını Ermeniler ve Yahudiler oluşturur.

Tamamını okumak için tıklayınız...

 

Erol Engel

Erol Engel. Fotoğraf: Yücel Tunca-2020

1960, Bergama doğumlu. Çalışma hayatına sahibi olduğu Bergama Sürücü Kursu’nda devam eden Erol Engel, Bergama Çevre Platformu sözcüsü olarak bölgenin çevresel ve demokratik sorunlarına karşı uzun yıllardır mücadele yürütüyor.

Engel, 2019 yılında düzenlenen Bergama Çevre Filmleri Festivali’nin düzenleyici ekibinde de yer almıştı.

 

Eşref Taşkın

Eşref Taşkın. Fotoğraf: Yücel Tunca-2020

1931, Bergama doğumlu. Kore gazisi.

 

İstiklal Meydanı’ndaki Bodrumüstü mevkiinde, dedesinden kalma dükkânda, Yenigün Kahvaltı Salonu’nu 75 yıldır işleten ve halk tarafından Yoğurtçu Eşref olarak tanınan Eşref Taşkın, aynı zamanda klasik müzikten caza kadar gerçek bir müzik tutkunu. Yakın zamanlara kadar kullanmaya devam ettiği motosikletleriyle de biliniyor.

 

Eyüp Eriş

1946, Kınık doğumlu. İlk ve ortaokulu Kınık'ta bitirdi. İzmir Atatürk Lisesi’nden sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nden mezun oldu. Tarih öğretmeni olarak çalıştı. 1978'de atandığı Bergama Lisesi’nden 1994 yılında emekli oldu. Habergama gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü sürdürdü; eğitim, tarih ve kültür alanlarında yerel tarih araştırmaları yaptı; tiyatro oyunları ve araştırma kitapları yazdı.

 

Kitapları:

Bergama Uygarlık Tarihi-Bakırçay Üçlemesi, Atatürk Döneminde Bergama, Bergama Söylenceleri, Çandarlı’nın Öyküsü, Turanlı Tarihi, Kozak Tarihi, Kınık Geçmiş Zaman Kayıtları, Bergama Rehberi, Dikili Tarihi, Bergama Tarihinde İnanç Coğrafyası, Kermeslerle Bergama’nın Yakın Tarihi.

 

Fahri Petek

 
 
Profesör Fahrettin Petek (solda), Doğan Özgüden ile Paris'te. 1973 

1922, Rami, İstanbul doğumlu. Tam adı Mehmet Fahrettin Petek. Babası Avni Hilmi Bey, 1922 Yunanistan muhaciri bir eczacı. Annesi Nebile Hanım, İstanbullu. Babası nedeniyle, Mübadele Kanunu’na bağlı olarak ailesiyle, henüz üç yaşını doldurmadan Bergama’ya yerleşti. Avni Hilmi Bey’in Bergama’da açtığı eczane onun ölümünden sonra da çalışmaya devam etti. Fahri Petek de İzmir Atatürk Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Eczacılık Mektebi’ne girdi ve 1946’da mezun oldu. Bergama’da evlendi, Gaye adında bir kızı oldu. 1949 yılında Türkiye’den ayrılıncaya kadar Bergama’da Karadut mevkiinde eczacılık yaptı.

Çocukluğundan itibaren fotoğrafa karşı hep büyük bir ilgisi oldu, Bergama’nın ilk sinemacısı Bolşevik Cavid Bey sayesinde de hem sol düşünceyle hem de diğer bir tutkusu olacak sinema ile tanıştı.

Paris-Fransa’ya yerleşmeden önce, Bergama, İzmir ve İstanbul arasında geçen bir hayat sürdürdü. 1940’ların başlarında Türkiye Komünist Partisi’ne üyeliği kabul edildi. 1946 yılında Türkiye Sosyalist Emekçi ve Köylü Partisi’ne geçti. O yıllarda da Türkiye’de komünist olmak kolay değildi. Yakın çevresindeki sol harekete bağlı kişilere yönelik üst üste gelen tutuklamalar sıranın kendisine de gelmek üzere olduğunu hissettirince Petek Türkiye’den ayrılmaya karar verdi ve Paris’e gitti.

Türkiye Cumhuriyeti devleti Fahri Petek’i 1961 yılında vatandaşlıktan çıkardı.

Paris Eczacılık Fakültesi’nin biyokimya laboratuvarında doktora için çalışmaya başladı. 1966’da ‘usta araştırmacı’, 1972’de de ‘araştırmalar müdürü’ oldu. 1986’da emekli olana kadar 45’ten fazla bilimsel yayın yaptı, çok sayıda bilimsel kongrede bildiri sundu.

1970 yılında Fransız pasaportu alarak Fransa vatandaşı oldu. Türkiye’ye ancak 1989’da bir turist olarak geri dönebildi.

Paris’teki hayatı boyunca sürgün duygusunu yaşayan Petek dönemin önemli sosyalist ve komünistleri ile siyasi çalışmalar yürüttü.

M. Şehmus Güzel, 2015 yılından itibaren dört yıl boyunca Fahri Petek ve ailesiyle defalarca görüşerek Bergama’dan Paris’e uzanan kişisel ve siyasi hikâyelerini kayıt altına aldı ve bunları Fahri Petek: Bir Hayat, Üç Can adlı kitapta topladı.

Fahri Petek, 24 Aralık 2010’da Paris’te hayatını kaybetti.

 

Fatma Dalay

1962, Çanakkale doğumlu. Ege Üniversitesi BYYO Halkla İlişkiler Bölümü mezunu. Yüksek lisansını Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV Anasanat Dalı’nda, doktorasını Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı’nda tamamladı. 1989-2006 yılları arasında Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema TV Radyo Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.

2000’li yılların başlarında Bergama’daki sinemalarla ilgili çektiği orta metraj video belgesel İzmir Uluslararası Film Festivali’nde gösterildi.

Editörlüğünü Ahmet Gürata ile birlikte yaptığı Sinemada Anlatı ve Türler (Vadi Yayınları, 2016) adlı kitabı bulunmaktadır.

Feyyaz Yengin

1933, Bergama doğumlu. Cavit Gizer (Bolşevik Cavid)’in kurduğu Cumhuriyet Sineması’nı 1950’den itibaren işleten Mustafa Yengin (Kör Hafız) ve Aliye Yengin’in altı çocuğundan üçüncüsü. Feyyaz Yengin, babasının sağlığında çalışmaya başladığı sinemayı babasının ölümünden sonra da işletmeye devam etti. Cumhuriyet Sineması 1975 yılında kapanınca hayatına muhasebeci olarak devam etti. Mualla Hanım ile evliliğinden Buket, Ercüment ve Bülent adlarında üç çocukları oldu. Feyyaz Yengin, 2008 yılında hayatını kaybetti.

Feyyaz Yengin, eşi Mualla Hanım ve çocukları Buket, Ercüment ve Bülent.
 

Florina

Yunanca’da yeşil anlamına gelen chloron sözcüğünden türetildiği düşünülen Floron/Florina, Kuzey Makedonya’daki Manastır kentinin 30 km güneyinde, Yunanistan sınırları içindedir. Osmanlı Dönemi’nde Yeşilova olarak anılan kent 17. yüzyıldan sonra Müslüman nüfusun ağırlıklı olduğu bir nüfus yapısına sahip oldu. Vasil Kanveç’in 1900 yılına ait notlarında 5 bin Türk, 2 bin 820 Bulgar, bin 600 Çingene, 200’ü Müslüman, 100’ü Hıristiyan olmak üzere 300 Arnavut, 84 Vlach ve 20 Yahudi yaşamaktaydı.

19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başında Florina ve çevresinde, Yunanlılar, Bulgarlar, Sırplar ve Vlachlar arasında, Makedonya’nın parçalanması ve kendi topraklarına katılması amacıyla yapılan yoğun çatışmalar yaşandı. Bu savaşlarda Türk çiftlik sahipleri kendilerini Helenleştirmeye çalışan Yunanlılar’a karşı Bulgar tarafını tuttular.

Balkan Savaşları ile I. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında Florina ve çevresinden ayrılan Müslümanların bir kısmı Türkiye’ye göç etti. Makedonca-Bulgarca konuşan Hristiyanların birçoğu Sırp veya Bulgarların kontrolündeki topraklara yerleşti. Manastır ve çevresindeki Helenleştirilmiş Vlachlar Yunan idaresindeki bölgelere geçtiler. 1923 Lozan Antlaşması’ndan sonra Anadolu’dan gelen birçok Rum, Florina’daki boş evlere yerleştirildi. Bu tarihten itibaren Florina büyük çoğunluğu Yunanlıların teşkil ettiği bir şehir haline geldi. Bugün 12.000 nüfuslu bir kasaba durumundadır.

Necati Cumalı 1976’da yayımlanan Makedonya 1900 adlı eserinde Florina’dan göç eden ailesinin hikâyesini anlatmaktadır.

 

Fuat Tecik

1932, Bergama doğumlu. Emekliliğine kadar sırasıyla Avni Hilmi, Merkez ve Yeni Bergama eczanelerinde çalıştı, kalfalık yaptı. 2011 yılında hayatını kaybetti.

 

Gazipaşa İlkokulu

Cumhuriyet’in ilanından sonra ilkokul olarak kullanılmaya başlanan yapı topluluğu aslında 19. yüzyılın ikinci yarısında yapılmış, Bergamalı Rumların erkek çocuklarına eğitim veren Arrenagogion’dur. Pergamon Akropolü’nün eteklerindeki, halk arasında Kale Mahallesi olarak anılan yerleşim alanındadır. Anaokulu, ilkokul ve ortaokuldan oluşan Arrenagogion, 1865’te inşa edilen Rum Hastanesi’nin tam karşısına yapılmıştır.

1913-14 eğitim döneminde okulda kız öğrencilerin de bulunduğu bilinmektedir.

Cumhuriyet Dönemi’nde Gazipaşa adı verilen okulda Osman Bayatlı da öğretmenlik yapmıştır. Zamanla yıpranan bina terk edilmiş, 2008-10 yılları arasında İl Özel İdaresi ve Bergama Belediyesi tarafından restorasyonu yapılmıştır.

Bugün Les Pergamon adıyla otel ve restoran olarak kullanılıyor.

Sefa Taşkın tarafından kaleme alınan ve Bergama Belediyesi tarafından yayınlanan Tarihin Uyanışı: Bergama’da Arrenagogion Ya Da Gazipaşa İlkokulu adlı kitapta okulun hikâyesi detaylı biçimde anlatılmaktadır.

 
 

Gökhan Güzeler

 
Gökhan Güzeler. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

1987, Bergama doğumlu. 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü mezunu. Yirmiye yakın sinema filminde görüntü yönetmeni asistanı olarak çalışan Güzeler, son olarak Nuri Bilge Ceylan'ın Ahlat Ağacı projesinde görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki’nin asistanlığını yaptı. Sertaç Özdalkıran ile birlikte Bergama Kültür Merkezi’ndeki SineGama’nın işletmeciliğini yaptı.

 

Grapette

press to zoom

press to zoom

press to zoom

press to zoom
1/5

İlk kez 1939’da, ABD’de Benjamin ‘Tyndle’ Fooks tarafından üretimi yapılan Grapette adlı üzüm suyu esaslı sodalı içecek. 1942’den bu yana Grapette International tarafından üretilip Walmart tarafından pazarlanıyor.

Güzellik Ilıcası

Bergama merkezine 4 km uzaklıkta bulunan Geyiklidağ Ilıcası ya da Kleopatra Güzellik Ilıcası olarak da bilinen ılıcanın, Pergamon Kralı Eumenes zamanında kurulduğu, Eskülap Banyoları ismi ile yüzlerce yıl hizmet verdiği biliniyor. Kaplıcada Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın Bergama’yı ziyaretinde yıkanarak güzelleştiği rivayet ediliyor.

1986 yılında yenilenen ve çevresine turistik tesisler yapılan kaplıcanın antik dönem yapıları arasında kubbeli hamam ve iki mermer havuz bulunuyor.

35 derece sıcaklığa sahip olan kaplıca suyu, sodyum bikarbonat ve sülfat içeriyor.

Günümüzde arkeolojik kazıların devam ettiği kaplıca, Bergama Belediyesi’ne ait Bergama Kleopatra Güzellik Ilıcası Tesisleri’nde yer alıyor. İçinde bir restoran ve piknik alanlarının bulunduğu tesiste, 2019 yılındaki yerel seçimlerde AKP’li adayın belediye başkanı seçilmesi sonrasında alkollü içki satışı ve kullanımı yasaklanmış; bu yasağa karşı yapılan protestolar sonuçsuz kalınca Bergamalılar’ın bir bölümü yaşam tarzına müdahale olarak gördükleri karar nedeniyle Bergama Kleopatra Güzellik Ilıcası Tesisleri’ni boykot etmeye başlamıştı.

 

Güzellik Ilıcası. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

press to zoom

Güzellik Ilıcası. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

press to zoom

Güzellik Ilıcası. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

press to zoom
1/2

Hakkı Özlü

1954, Bergama doğumlu. 2013-15 yılları arasında Bergama Spor Kulübü başkanlığı yaptı. Bergama Kılıç Kalkan Halk Oyunları Derneği’nin kurucularından olan Özlü, dernek başkanlığını sürdürüyor. Dikili'de kafeterya işletmeciliği yapıyor.

 
Hakkı Özlü. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021
 

Halil Alçelik

İlk adı Yıldız Sineması olan ve yaklaşık son 30 yıldır Şen Sineması adıyla çalıştırılan sinemanın mülk sahibi. Cavit Sarsılmaz tarafından Yıldız Sineması'na dönüştürülmeden önce palamut deposu ve ardından tütün deposu olarak kullanılan mekân günümüzde Halil Alçelik'in mirasçılarının mülkü durumunda.

 

Halit Zorel

 
Halit Zorel. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

1960, Bergama doğumlu. Uzun yıllar sinemalarda çeşitli işlerde çalıştı, makinistlik yaptı. 1981’de Milli Eğitim Bakanlığı’na teknisyen olarak girdi ve oradan emekli oldu. Hâlen düğünlerde kameramanlık, bir kıraathanede ocakçılık ve boya badana işleri yapıyor.

 

Haluk Elbe

Haluk Elbe

1908, Bosna doğumlu. İlkokul öğretmeni. 1936 yılından itibaren, Bergama okullarındaki müdürlük ve öğretmenlik görevlerinden sonra Milli Eğitim Müdürü oldu. Halkevi yönetim kurulu üyeliği yaptı ve Bergama’yı Sevenler Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer aldı, başkanlık görevinde bulundu.

 

Bir dönem vekâleten Bergama Müzesi müdürlüğü de yapan Elbe, Demokrat Parti Dönemi’nde Seferihisar’a sürüldü. İzmir’de Halk Eğitim Müdürlüğü ve İstanbul’da İngilizce öğretmenliği yaptıktan sonra Bodrum Müzesi’ne müdür olarak atandı. Buradaki görevi sırasında Su Altı Müzesi’ni açtı ve Bodrum Kalesi’ni temizleterek turizme açılmasını sağladı.

1987 yılında hayatını kaybeden Elbe’nin, Bergama’yı Sevmek Niçin ve Bergama Kermesi adlı kitapları bulunuyor. 

Eski Merkez Komutanlık Binası olarak bilinen ve uzun bir süre İlçe Halk Kütüphanesi olarak kullanılan Belediye Hizmet Binası’nın yanındaki tarihi yapı günümüzde Haluk Elbe Toplantı Salonu olarak adlandırılmaktadır.

Hatice Simit

1943, Bergama doğumlu. Çerezci Yüksel (Yüksel Simit)’in annesi. Bergamalılar tarafından ‘Süper Babaanne’ olarak tanınıyordu.

 

2020 yılında Bergama’da hayatını kaybetti.

 
Hatice Simit
 

Havuzlu Park

Günümüzde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü binası olarak kullanılan Bergama Lisesi’nin karşısında yer alan ve 1960 ve ‘70’li yıllarda Bergamalıların uğrak yeri olan, hafızalarda yer etmiş bir çay bahçesi.

Hüsnü Şenlendirici

 

Hüseyin Paksoy

1975, Bergama doğumlu. İlk ve orta okulu Bergama'da okuduktan sonra İzmir Namık Kemal Lisesi'ni bitirdi. Trakya Üniversitesi Makine Mühendisliği Fakültesi'nden mezun oldu.

İlkay Hanım ile evliliklerinden Zeynep ve Necdet Mert adını verdikleri iki çocukları oldu.

Bir süre baba mesleği olan kuyumculuk alanında çalıştıktan sonra 2008 yılının son ayında Bergama'nın ilk AVM'si olan Park Bergama'yı açtı. 2010 yılında da AVM içinde üç salonlu bir sinema kurdu ve 10 yıl boyunca farklı işletmeciler tarafından çalıştırılmasını sağladı. Son işletmeci de 2020 yılının ocak ayında bırakınca sinema alanını mobilya mağazasına dönüştürdü. 

Hüseyin Paksoy halen motosiklet ve mobilya sektöründe, kendi mağazalarında yöneticilik yapıyor.

Hüseyin Paksoy. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021
 
Hüsnü Şenlendirici. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

1976, Bergama doğumlu. Klarnet virtüözü. Köklü bir müzik geleneğine sahip Atmaca Mahallesi’nden bir ailenin ferdidir. Dedeleri Hüsnü Şenlendirici (klarnet, trompet) ve Fahrettin Köfeci (klarnet) ve babası Ergün Şenlendirici (trompet) gibi 5 yaşında klarnet çalmaya başladı. 1988'de İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Çalgı Eğitim Bölümü’ne girdi ancak 4 yıl sonra okuldan ayrıldı.

Klarnet ustası Hüsnü Şenlendirici 13 müzisyeninin bir araya geldiği Laço Tayfa grubunu 1996 yılında kurdu. Grup adını ilk olarak Brooklyn Funk Essentials ile birlikte kaydettikleri ‘In The Buzzbag’ adlı albümü ile duyurdu. Türk müziğinin geleneksel formlarını caz, funk, reggae gibi batı formları ile kaynaştıran ‘In The Buzzbag’ uluslararası müzik piyasasının büyük beğenisini kazandı.

Laço Tayfa grubu 2000 yılının Ocak ayında Bergama Gaydası adlı albümü çıkardı. Grup 2006’da Nuri Lekesizgöz’ün ölümü üzerine dağıldı.

Şenlendirici, 2007’de İsmail Tunçbilek (bağlama) ve Aytaç Doğan (kanun) ile Taksim Trio albümünü kaydetti. Bu proje ile Stockholm, Amsterdam, Gent’te önemli konser salonlarında konserler verdi. Ancak, 2007’de kurulan Taksim Trio grubu 2009’da dağıldı.

Hindistan’da dünyaca ünlü müzisyen Zakir Hüseyin ile verdiği konserden sonra, Amerika'ya giderek, Çingene müziğinin Amerika’daki öncü gruplarından New York Gipsy All Stars ile ABD turnesine çıktı. Bu turne sırasında, Boston’daki müzik okulu Berklee’de, Türk Müziği ve Makamları üzerine seminer ve dersler verdi.

2011'de 15 parçadan oluşan Hüsn-ü Hicaz albümünü çıkardı.

2009 yılında dağılan Taksim Trio 2012’de İstanbul Garaj’da verdikleri konser ile yeniden müzikal çalışmalara başladı. Hüsnü Şenlendirici, 2013 yılında Taksim Trio ile ikinci albümleri olan Taksim Trio 2 isimli albümü, 2015 yılında ise üçüncü solo albümü olan Hüsn-ü Avare’yi yayınladı.

Şenlendirici, bir süredir Bergama yakınlarında, Bakırçay Ovası’ndaki çiftliğinde yaşıyor ve yaz aylarında uluslararası bir klarnet kampı düzenliyor.

Albümleri:

Hüsnü Şenlendirici 2015, Brooklyn Funk Essentials / In The Buzzbag (1998), Laço Tayfa / Bergama Gaydası (2000), Laço Tayfa / Hicaz Dolap (2002), Hüsn-ü Klarnet (2005), Sunset Lounge EMI Arabia (2006), Taksim Trio (2007), Hüsnü Şenlendirici ve Trio Chios / Ege'nin İki Yanı (2010), Hüsn-ü Hicaz (2011), Taksim Trio 2 (2013), Hüsn-ü Avare (2015)

İlhan Çarpıkoğlu

İlhan Çarpıkoğlu_edited.jpg

1960, Bergama doğumlu. Babası leblebici Osman Çarpıkoğlu’nun 1975 yılındaki ölümünden sonra on yıl daha baba mesleğini sürdürdü. 1985 yılında leblebi işini bırakıp, 30 yıl kamyon şoförlüğü yaptı. Halen Bergama’da, Karadut mevkiinde otopark işletiyor.

 
 

İlim Evi (Bergama Palas)

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatı üzerine; Bergama’ya gelen yabancı misafirlerin konaklaması ve bilimsel çalışmalar yapılması için, üst katı otel, alt katı da kültür, turizm, toplantı ve sosyal çalışmalara tahsis edilecek biçimde inşa edilen Bergama’nın ilk modern oteli. Kentin en nitelikli turistik oteli Bergama Palas ya da diğer adıyla İlim Evi’nin inşaatı hızla tamamlanıp, 1937 yılında yapılan 1. Bergama Kermesi’ne yetiştirilmişti.

Mimar Necmettin Emre tarafından yapılan İlim Evi, 80’li yıllarda belediye binası olarak kullanıldı.

Günümüzde Halk Eğitim Merkezi olarak işlevlenen yapı 2019 yılında kültürel varlık olarak tescillenerek korumaya alındı.

İlim Evi (Bergama Palas) salonu. BERKSAV-Belleten/20

press to zoom

20 Mayıs 1937 tarihli Anadolu gazetesinde İlim Evi/Bergama Palas'ın inşaatının tamamlanmak üzere olduğu bilgisini veren haber.

press to zoom

Bir bayram geçidi sırasında, arka planda Bergama Palas görülüyor. BERKSAV-Belleten/20

press to zoom

İlim Evi (Bergama Palas) salonu. BERKSAV-Belleten/20

press to zoom
1/4

İrfan Devrim

1954, Ayaskent, Bergama doğumlu. 28 yıl Türk Telekom İzmir Başmüdürlüğü’nde memur olarak görev yaptı. 2005 yılında emekli oldu. İzmir’de yaşıyor.

 

İsmail Hakkı Güzeler

1961, Bergama doğumlu. Emekli öğretmen ve araştırmacı. Geçmişten Günümüze Fotoğraflarla Bergama adlı Facebook sayfasının moderatörlüğünü yapıyor. Güzeler, ulusal ve uluslararası çapta arşivleri araştırarak Bergama hakkında bilgi ve belge topluyor.

 

İstiklal Meydanı

 
İstiklal Meydanı, Kale Mahallesi ve Pergamon Akropolü. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

İstiklal Meydanı, Bergama’nın geleneksel dokusunun merkezinde ve kentin ana ulaşım aksı üzerinde yer alıyor.

Bölgenin bilinen en eski izleri Roma dönemine aitse de İstiklal Meydanı günümüzdeki fiziksel yapısına Osmanlı Dönemi’nde bürünür.

Cumhuriyet öncesi dönemde halk arasında "ayı pazarı" olarak da adlandırılan İstiklal Meydanı’nın o dönemdeki gündelik yaşantısına dair nitelikli veriler bulunmamaktadır. Meydan, ana ticaret bölgesinin içinde yer alır. Döneminin Türk, Rum ve Yahudi yerleşimlerinin kesişim noktasında yer alması bu alanın Osmanlı Dönemi’nde toplumsal bir kesişme noktası olduğunu gösterir.

1915 yılında Bergama Kaymakamı Arif Hikmet Bey’in İstiklal Meydanı’nı genişletmek ve bir cadde oluşturmak gerekçesiyle Serapis Tapınağı’nın mermer sütunlu 260 m uzunluğundaki duvarının yüzyıllar içinde ayakta kalmayı başarmış kısımlarını da yıkıp yok etmesi son yüz yıl içinde meydanın çehresini değiştiren en radikal müdahale olmuştur.

İstiklal Meydanı’nın sınırları belirsizdir; daha ziyade bir cadde ve kavşak görünümüne sahiptir. Kasap, fırın, lokanta, veteriner gibi küçük dükkânlar ile kahvehanelerin bulunduğu meydan özellikle pazartesi günleri Bergama köylerinden alışverişe gelenlerle büyük bir yaya hareketliliği yaşar.

İzmir Enternasyonal Fuarı

İzmir Enternasyonal Fuarı'nın geçmişi 17 Şubat 1923'te Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle İzmir'de toplanan İzmir İktisat Kongresi ile eş zamanlı olarak açılan bir ticari ürünler sergisine dayanır. Sergi Osmanlı Bankası’nın depo olarak kullandığı Hamparsumyan Binası’nda açılmıştır. İzmir İktisat Kongresi Sergisi'nden sonraki ilk sergi 4 Eylül 1927'de, ‘9 Eylül Mahalli Sergisi’ adı altında İzmir Sanatlar Mektebi'nde açılır.

1933'te, günümüzde Swissôtel Büyük Efes'in bulunduğu yerde 9-30 Eylül tarihleri arasında İzmir Millî 9 Eylül Panayırı gerçekleştirilmiştir. 311.000 kişinin gezdiği panayır, bugünün organize uluslararası fuarının öncüsü olmuştur.

Günümüzdeki fuar alanının temeli, 1922 İzmir Yangını'nda yok olan mahallelerin bulunduğu alanda 1 Ocak 1936'da atıldı. 360 bin m2'lik alanın Kültürpark hâline getirilmesi ve yılın belirli bir ayında bu alan üzerinde uluslararası bir fuarın gerçekleştirilmesi planlanmıştı.

İzmir Enternasyonal Fuarı, Moskova Belediye Başkanı Bulganin tarafından görevlendirilen mimarların tasarımı çerçevesinde 1936'da tamamlanan Kültürpark'ta açıldı.

Tamamını okumak için tıklayınız...

 

Kale Mahallesi

 
 
Tabak Köprü üzerinden Kale Mahallesi ve Pergamon Akropolü. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

Pergamon yerleşiminin kurulduğu (bugünkü Kale mahallelerini de kapsayan tepe ve güney yamacı) “Kale Tepesi”nin denizden yüksekliği 300 metredir.  Sert bir andezit kütlesinden meydana gelen bu dağın güneyinden Selinos Çayı, kuzeyinden Keitos Çayı akar. Kentin kurulduğu dağın doğal yapısı ve iki yanından geçen akarsular, doğudan ve batıdan gelebilecek saldırıları zorlaştırmıştır. Sert rüzgârların estiği ve dik bir yamaç olan kuzey tarafında ise yüksek kale duvarları inşa edilerek kentsel planlama daha çok güneye doğru yumuşak bir biçimde inen eğimli arazide gelişmiştir. Philetairos zamanında (M.Ö. 3.yy) genişletilen Bergama kent duvarları, M.Ö. 2.yy’da Eumenes zamanında Selinos Çayı’na kadar inen bölgeyi kapsayarak en geniş alana ulaşmıştır. Kentin “Dağın tepesinde yer alan, kendi surları olan Kale (Yukarı Kent)” ile güneyde daha yumuşak eğimli “Sur duvarları ile çevrili Aşağı Kent” olmak üzere iki bölümden meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bugün halk arasında Kale Mahallesi olarak adlandırılan Ulucami, Talatpaşa ve Kurtuluş mahallelerinin toplamından oluşan bölgede Hellenistik dönemde kent surları içerisinde halkın yaşadığı, Roma Dönemi’nde büyüyen nüfus ile yerleşimin ovaya doğru yayıldığı bilinmektedir. Ancak mahalleler ile ova yerleşimi arasındaki bağlantılar antik dönemden günümüze halen Roma Dönemi’ne tarihlenen üç köprü ve tonoz ile sağlanmaktadır.

 

M.S. 251 yılında yaşanan büyük depremin yıkımı ile bu dönemden sonra kötüleşen ekonomik ve siyasi durumun ardından şehir Philetairos zamanındaki kent surlarının içerisine çekilmek zorunda kalmıştır. Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılması, 6.yy dan itibaren bakımsız kalan altyapı sistemleri gibi sebeplerle Bizans Dönemi kale tepesinin zirvesindeki alanda devam etmiş, kale tepesi etekleri terk edilmiştir. Bu süreçte yaşanan askeri akınlar da göz önüne alındığında 8.yy’dan itibaren hiç iskân görmeyen kentin sonraki yerleşme izleri 11. ve 12. yüzyıllara aittir.

Tamamını okumak için tıklayınız...

Kale Mahallesi. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018
Kale Mahallesi. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018
 

Kapıkaya 

Kapıkaya Köyü/Mahallesi, Bergama'nın Kuzey Kuzeybatı yönünde, merkezin 7,2 km uzağında yer alır. Kozak Yaylası’na yakın konumdaki Kapıkaya Köyü çevre güzelliğinin yanı sıra yeraltı sularının zenginliğiyle de bilinir. Fazla derin olmayan vadinin içinden akan Kömürcü Deresi’nin üzerindeki kaba yontu taştan yapılmış Kapıkaya Köprüsü biri büyük diğeri küçük iki gözlüdür. Kitabesi olmayan köprünün kemerleri üzerinde geçiş yolu vardır.

Birbirinden güzel ve farklı zorluk derecelerine sahip yürüyüş ve dağ bisikleti rotalarına sahip olan Kapıkaya son yıllarda Koza Altın Madeni Şirketi’nin tehdidi altında bulunmaktadır. Ovacık Köyü'ndeki altın madeni sonrasında Çukuralan'da faaliyete başlayan şirket Kapıkaya Köyü ve Gelintepe mevkiinde altın çıkarma faaliyetine geçmeye hazırlanırken, çevre örgütleri de bunu engellemek için büyük çaba sarf etmektedir.

Diğer yandan yatırım planına alınan Kapıkaya Barajı projesi de bölgenin doğal dengesini bozacak bir başka girişim olarak görüldüğünden çevre örgütleri tarafından eleştirilmektedir.

Kerim Bayraktar

1947, Bergama doğumlu. Torna ustası, eski futbolcu. Emekli. Dikili’de yaşıyor.

 

Kızıl Avlu (Serapis Tapınağı)

Antik Pergamon’un Akropol ve Asklepion dışındaki en gösterişli yapılarından olan ve kırmızı tuğladan yapıldığı için Kızılavlu olarak anılan Serapis Tapınağı, Roma İmparatoru Hadrianus zamanında (MS 117-138) Mısır Tanrısı Serapis'e ithaf edilerek yapıldı. Serapis esasen Sinop’un mahalli tanrısı iken, Sinop’tan büyük bir tören ile Mısır, İskenderiye’ye götürülmüş ve Mısır-Elen karakteri verilmiştir.

Tapınağın iki yanındaki Isis ve Harpokrates’e vakfedilmiş silindirik kulelerden biri Osmanlı Dönemi’nden itibaren cami olarak kullanılmış ve bir süre kapalı kaldıktan sonra 2018 yılında tamamlanan restorasyon ile yeniden Kurtuluş Camii adıyla kullanıma açılmıştır.

Ana binanın içinde ise MS 4. yüzyılda yapılmış olan ve temel duvarları görülebilen üç nefli, Aziz Johannes’e adanmış bir bazilika yer almaktadır. Bazilikanın bulunduğu alanda İncil’de anılan Yedi Asya kilisesinden birinin bulunduğuna inanılıyor olsa da bunu doğrulayacak bir bulguya ulaşılamamıştır. Kızıl Avlu, Paganlar, Hristiyanlar ve Müslümanlar tarafından kullanılmışken, Bergama Yahudileri’nin 1949’da kentten ayrılmalarına kadar kullandıkları, biri yok edilmiş, diğeri restore edilerek Bergama Belediyesi’ne tahsis edilmiş iki ibadet yapısı da Kızıl Avlu’nun hemen yanında yer almaktadır.

Tamamını okumak için tıklayınız...

 
Kızıl Avlu. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018
 

Kozak Yaylası

Madra Dağı’nın devamında yer alan ve Türkiye'nin en kaliteli çam fıstıklarının yetiştiği, fıstık çamı ormanıyla kaplı bir yayladır. Türkiye’deki fıstık çamı ormanlarının % 20’si Kozak’ta bulunmaktadır. Antik Dönem’den bu yana çam fıstığı, üzümü ve şarabı meşhurdur. Bölgede Aşağıbey Köyü yakınlarında Roma Dönemi’nden kalma kaplıcalar ve Antik Perperene kenti yer almaktadır. Piknik alanlarının da bulunduğu yaylada; doğa ve köy turları yapılmaktadır.

Uzun yıllar boyunca Kermes şenliklerinin son günü Kozak Yaylası’nda yapılmıştır. 2018 yılından itibaren ise Kermes’ten bağımsız olarak Kozak Yaylası Festivali düzenlenmeye başlanmıştır.

Kozak Yaylası. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

press to zoom

Kozak Yaylası. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

press to zoom

Kozak Festvali. 1930'ların sonları-1940'lar. Fotoğraf: Ali İhsan Güngül aile albümünden

press to zoom

Kozak Yaylası. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

press to zoom
1/13
Kozak Yaylası'nı her geçen gün biraz daha yok eden taş ocaklarından biri. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

23 taş ocağının, 16 taş kırma tesisinin, ormanları yok eden bir altın madeni ile sırada faaliyete geçmeyi bekleyen diğer maden işletmelerinin ve Kozak Çevre Yolu Projesi’nin tehdidi altındaki yaylada çam fıstığında hızlı bir rekolte düşüşü yaşanmakta, fıstık çamı ormanlarının yok olmasından endişe edilmektedir. Üretimdeki düşüşün araştırılması ve iyileştirme çalışmaları hedefiyle bir enstitü kurulması yönünde güçlü bir kamuoyu baskısı

oluşturulmaya çalışılmaktadır. Kozak Yaylası’ndaki 16’sı Bergama’ya, biri de Ayvalık’a bağlı 17 köyde yaşayan 10 bine yakın insan yakın bir gelecekte ormanların yok olması, sularının ve toprağın kirlenmesi neticesinde buradaki varlıklarını sürdürememe tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Kubilay Tat

1972, Kırşehir doğumlu. Öğretmen bir ailenin ilk çocuğu olan Kubilay Tat ilk ve orta öğretimini Bergama’da tamamladı.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat fakültelerindeki eğitimlerini tamamlamayan Tat, kendini ilgi duyduğu tarih, felsefe ve edebiyat alanlarında geliştirdi.

Karl Kases’in yönettiği Alia: A Bosniac Rhapsody, Uğur Yücel’in filme aldığı Ejder Kapanı filmlerinin özgün senaryolarını ve 2019 yılının en çok seyredilen, Amerikan ve Fransız Netflixlerinde de 1 numaraya kadar yükselen bir Güney Kore sineması uyarlaması olan 7. Koğuştaki Mucize filminin yerli senaryosunu kaleme aldı. Evli ve bir kız çocuğu babası Kubilay Tat, Bergama Kültür ve Sanat Vakfı (Berksav)’nın verdiği 2020 Sanat Ödülü’nü aldı.

 

Kudret Sabancı

1966, Bergama doğumlu. Yönetmen. Dokuz Eylül Üniversitesi Sinema-TV Bölümü mezunu. 1990 yılında yazıp yönettiği Mutfakta Biri mi Var? adlı ilk filminden sonra adını 1998 yapımı Laleli’de Bir Azize filmi ile duyurdu. Aralarında Sabancı’nın da bulunduğu dört yönetmenin dört parça halinde çektikleri Anlat İstanbul filmi 2005 yılında En İyi Türk Filmi ödülünü aldı. 30’a yakın sinema filmi, TV dizisi ve belgesel filmin yönetmenliğini yaptı. Son olarak 2019 yılında IMDb puanı 3.9’da kalan Kapan filminin yönetmenliğini üstlendi.

 

Kulabayırı

Bergama-İvrindi yolu üzerinde, Kestel baraj gölünün kıyılarındaki bereketli tarım alanlarının bulunduğu bölge.

 

Macit Gönlügür

Macit Gönlügür. Fotoğraf: Yücel Tunca-2020

1951, Bergama doğumlu. Otomotiv sektöründe çalıştı. Bergama Ticaret Odası, Bergama Rotary Kulübü, Bergama Kültür ve Sanat Vakfı ve Bergama Kültür ve Turizm Derneği’nde başkanlık yaptı. Gönlügür, 1960’ların sonları ile 70’lerin başlarında tanınmış müzik grubu Çılgınlar Orkestrası’nın kurucuları arasında yer aldı. 1975 yılından sonra Türk Sanat Müziği ile yakından ilgilendi. Ud çalmaya devam etmektedir.

 
 
 

Maltepe Tümülüsü</