Beethoven / Symphony No.9 in D minor Op.125 - II. Scherzo
Beethoven / Symphony No.9 in D minor Op.125 - II. Scherzo
rehberi

İÇİNDEKİLER
Abacıhan Sokak
Bergama’yı da kapsayacak biçimde Manisa, İzmir ve Aydın bölgesini 18. yüzyılın ortalarından 19. yüzyılın ortalarına kadar Osmanlı hükümdarı adına idare eden Karaosmanoğulları’nın vakfı olan Abacı Hanı’ndan adını alan sokak, halk arasında daha ziyade Eski Postane Yokuşu olarak biliniyor.
Kale Mahallesi’nin eteklerinde ve eski Rum Mahallesi içinde yer alan Abacı Hanı’nda 1853 yılında çıkan yangın, sadece hanı değil, aşağıya doğru üç koldan yayılıp Bergama’nın büyük bir kısmını kül etmişti. Kasabanın en büyük yangını olarak bilinen bu olayda dört yüz kadar dükkân, iki yüz kadar ev ve konak kullanılamaz hale gelmişti. Abacı Hanı yeniden inşa edilmemiş, uzun yıllar boyunca boş kalan alan bayramlarda şenlik yeri olarak kullanılmıştı. Bergamalı Akşit Tedik, orta oyunu ve tuluat ustası İsmail Hakkı Dümbüllü ve ekibinin bu alanda sahne kurup, tiyatro oyunları oynadığını hatırlatıyor.
Kasabanın ilk sinemasının 1925 yılı civarında Bolşevik Cavid Bey (Cavit Gizer) tarafından Abacıhan Sokak’ta kurulduğu biliniyor. Sokağa atfedilen ‘Abacılar İnişi’ adlı bir türkünün yanı sıra Sefa Taşkın tarafından yazılmış ‘Bergama’da Abacıhan Sokak’ adlı bir kitap bulunuyor.

Abacıhan Sokak'ın İstiklal Meydanı yönünden girişi. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

Abacıhan Sokak'ın İstiklal Meydanı'na doğru görünüşü. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021

Abacıhan Sokak'a halk arasında 'Eski Postane Yokuşu' da denilmesine sebep olan eski postane binası.

Abacıhan Sokak'ın İstiklal Meydanı yönünden girişi. Fotoğraf: Yücel Tunca-2021
Ahmet Akkaya
1959, Aziziye Köyü-Bergama doğumlu. Emekli ilkokul öğretmeni.
Ahmet Bozkırlıoğlu

1944, Bergama doğumlu. İÜ Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi.
Emekli edebiyat öğretmeni. Şiir ile ilgileniyor.
Babası Ali Bozkırlıoğlu, İstiklal Meydanı'nın bitişiğindeki Yıldız Sineması'nın yer sahibi ve bir dönem işletmecisiydi.
Ahmet Hepvar
1960, Bergama doğumlu. Çiftçilik yapıyor.
Ahmet Süter
1927, Bergama doğumlu. 1973-1977 yılları arasında Bergama Belediye Başkanı, 1983-1987 yılları arasında da Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP) İzmir Milletvekili olarak görev yaptı.

Akasya Park
Kurtuluş Mahallesi’nde bulunan ve Roma Hamamı kalıntılarına, Aristonicus heykeline ve Topçu Kışlası’na küçük bir tepenin üzerinden bakan 5556 m2 büyüklüğündeki parkta yer alan kafeterya, 2019 yılının Nisan ayından itibaren Arslançelik ailesi tarafından Akasya Park Coffee&Kitchen adıyla işletiliyor.

Akif Ersezgin
1947, Bergama doğumlu. Demokratik Sol Parti (DSP) adayı olarak girdiği seçimleri kazanarak 1999-2004 yılları arasında Bergama Belediye Başkanlığı yaptı. 2006-2010 yılları arasında Karşıyaka Spor Kulübü başkanı olan Ersezgin, müteahhitlik yapıyor.
Akşit Tedik


1936, Bergama doğumlu. Kınık Caddesi üzerinde, Meyhane Boğazı mevkiindeki eski Bergama Sanat Okulu’ndan 1951 yılında tesfiyeci olarak mezun oldu. Tornacılık yaparak başladığı çalışma hayatına Türkiye’nin önde gelen patoz (harman makinesi) üreticilerinden biri olarak devam etti. Geri dönüşüm alanında bantlar ve cam kırma makineleri üretti.
İş hayatı dışında müziğe duyduğu ilgiyle de tanınan Akşit Tedik, kendini Bergama Halkevi’nde geliştirdi; 1950’lerin başlarında Türk Halk Müziği ve sonrasında Türk Sanat Müziği çalışmaları yaptı. 17 Ekim 1954’te Cumhuriyet Sineması’ndaki Perihan Altındağ Sözeri konserinde uvertür olarak sahneye çıktı.
Alâeddin Şensoy

1932, İzmir doğumlu. 1937 yılında ailesi ile birlikte Bergama'ya yerleşti. Gerçek adı olan Alâeddin, zaman zaman plaklarda, afişlerde ve basında Alâaddin olarak geçer.
Alâeddin Şensoy, 1949 yılında İzmir Radyosu’nun sınavını kazanıp, radyoda göreve başlayıncaya kadar 12 yıl Bergama'da yaşadı, babasına ait Bodrumüstü Mevkii’ndeki lokantada çalıştı. İlk müzik derslerini TRT İzmir Radyosu’nda aldı. Teori, solfej, üslup, repertuvar çalışmaları; Türk Müziği'nin formları üzerine yazılı analizler yaptı. Besteci, 1960 yılında aldığı bir plak teklifi sonrasında İstanbul’a yerleşti.
TRT İstanbul Radyosu’nun sınavlarını kazandı ve sanatçı kadrosuna alındı. Bestekârlığa da başladığı 1960 yılından sonra sayısı 100’den fazla 45’lik ve 33’lük plak çıkardı, radyo yayınlarında solist ve korist olarak icrada bulundu. 1962’de, daha önceden Bergama’da tanıştığı Ayhan Şensoy ile evlendi, iki çocukları oldu. Profesyonel sahne çalışmalarına 1966 yılında başladı. Kısa sürede kazandığı büyük başarı ile gazinolarda sahne aldı ve Amerika, Asya, Avrupa ve Avusturalya’yı kapsayan turnelere katıldı. Avusturalya turnesinde Sydney Opera House’da sahneye çıkan ilk Türk Müziği sanatçısı oldu. Şensoy, 1997 yılında İzmir’de hayatını kaybetti.
Ali Bozkırlıoğlu

1896, Konya doğumlu. Yedi yaşındayken ailesiyle Bergama’ya yerleşti. Pek çok yerde lisenin olmadığı yıllarda iyi bir tahsil anlamına gelen rüştiye (ortaokul) mektebinden mezun olan Bozkırlıoğlu, asıl mesleği olan çiftçiliğinin yanı sıra toprak sahibi olduğu yazlık Yıldız Sineması’nın bir dönem işletmeciliğini de yaptı.
Ali İhsan Güngül

1930, Dikili doğumlu. 1939’daki büyük bir yıkıma neden olan Dikili Depremi sonrasında anne ve babasıyla beraber dedesinin Bergama’daki evine yerleşti, Zübeyde Hanım İlkokulu’nu bitirip Erkek Sanat Okulu’nda tasfiye bölümüne girdi. Babasının Kurtuluş Savaşı’ndan kalan savaş yaraları nedeniyle çalışamamasından dolayı eğitimini yarıda bıraktı. Elektrikçi ve sinema operatörü olarak çalışmaya başladı. Askerliği sırasında da telsiz tamiri ve bakımı ile nükleer enerji konularında teknik eğitimler alan Güngül, 27 Mayıs Askeri Darbesi sonrasında Bergama’da açılan İnkılabı Koruma, Yaşatma, Yayma ve Halkı Kaynaştırma Bürosu’nda görevlen-
dirildi. Bu dönemde Bergama’nın 122 köyü ile bazı bucaklarına elektrik jeneratörü ile işleyen, 16 mm’lik film çeken ve oynatan makinelerle giderek eğitim, sağlık, tarım, sanayi, toplumsal kalkınma ve genel kültür bilgilerine ilişkin film gösterileri yaptı. Askeri yönetimin sona ermesinin ardından bağlanmak üzere bir kurum aramaya başladı. Kaymakam Mustafa Atak aracılığı ile yaptığı müracaat sayesinde İzmir Valisi Enver Saatçigil’in emri üzerine, 1950’lerde Demokrat Parti tarafından kapatılmış olan Halkevleri’nin yerine açılan Halk Eğitim merkezilerinin Bergama şubesinde, eğitim araçları teknisyeni ve gezici eğitim personeli olarak görevlendirildi.
Ali İhsan Süter

1945, Bergama doğumlu. Bergama Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun olduktan sonra ticarete atıldı. Tekstil alanında üreticilik, Bergama Ticaret Odası YK Başkanlığı yaptı. Bergama Kültür ve Sanat Vakfı (BERKSAV) ile Bergama’yı Sevenler Derneği kurucu üyesi ve Bergama İlçesi İnsan Hakları Komisyonu üyesi olarak görev alan Süter’in Bergama Görsel Tarihi adlı bir kitabı bulunuyor.
Ali Özuyar
1971, Bergama doğumlu. 1996 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. Birçok dergide sinema ve tarih yazıları yazdı. Kısa Metraj Üzerine Bir Film ve Bir Cinnet-i Aşk Cinayeti (2003) adlı iki kısa filmin yanı sıra Mahur Özmen ile birlikte 2011 yılında Adalet Oyunu adlı ilk sinema filmini çekti.
Kitapları:
Sinemanın Osmanlıca Serüveni (Öteki Yayınevi, 1996), Babıâli’de Sinema (İzdüşüm Yayınları, 2004), Devlet-i Aliyye’de Sinema (De Ki Yayınları, 2007), Knockaloe ve Meçhul Türkler (İşbankası Kültür Yayınları, 2008), Faşizmin Etkisinde Türkiye’de Sinema (1939-1945) (Doruk Yayınları, 2011), Türk Sinema Tarihinden Fragmanlar (Phoneix Yayınları, 2013), Sessiz Dönem Türk Sinema Antolojisi (1895-1928) (Küre Yayınları, 2015), Sessiz Dönem Türk Sinema Tarihi (1895-1922) (YKY, 2017), Hariciye Koridorlarında Sinema-Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Sinemanın Politik Gücü (YKY, 2019)
Ali Taşkıran

1947, Bergama doğumlu. Talatpaşa Mahallesi'nde doğdu ve yaşadı. Radyo tamirciliği, turist rehberliği ve halıcılık yaptı. Kendisini 68 Kuşağı’ndan bir hippi olarak tarif eden Ali Taşkıran bir dönem Almanya’da yaşadı. İtalya’ya yönelik halı ticareti yaptı, kuzeyden güneye neredeyse tüm İtalya’yı gezdi. Kızıl Avlu’nun karşı köşesinde bulunan yıkık taş evinin bahçesinde, hiç eksik olmayan misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.
Altın Madenine Karşı Bergama Çevre Mücadelesi
Bergama’yı yaşamsal anlamda 30 yıldır tehdit eden Ovacık’taki altın madenine karşı gelişen direniş hareketi Türkiye’nin bu alandaki ilk büyük çevre direnişi olarak kabul edilmektedir. 1990’ların hemen başlarında şekillenen direniş, bir köylü hareketi olarak tüm dünyaya sesini duyurmayı başarmış, 1996 ile 1998 yılları arasında ciddi anlamda güçlenmiş ve fakat her ne kadar tehlike bertaraf edilememiş de olsa 2000’lerin başlarından itibaren zayıflamıştır. Günümüze kadar üç kez el değiştiren altın madeninin işletmecileri bugün halen kapasite artışı, yeni maden sahalarının oluşturulması ve yeni siyanür havuzları taleplerinde bulunmakta ve bunlar için gerekli izinleri çıkartabilmekteyken, Bergama çevre hareketinin aktivistleri de çeşitli eylemler ve hukuki yollar üzerinden direnişlerini sürdürmektedir.
Arnavut Mahallesi
1912-13 yılları arasındaki Balkan Savaşları sonrası ve 1921-26 yılları arasındaki göç ve mübadelelerle Anadolu’ya gelen Müslüman halklar arasında Arnavutlar da bulunmaktaydı. Özellikle 1921 sonrasındaki göçlerle gelen Arnavutlar’ın önemli bir kısmı Kuzey Ege’ye yerleştirildi. Bu göçlerin son noktalarından biri de Bergama’ydı. Rum nüfusun Bergama’dan uzaklaştırılmasıyla büyük ölçüde boşalmış olan Akropol eteklerinde yer alan Kale Mahallesi’ndeki haneler, çoğunluğunu Arnavutlar’ın oluşturduğu göçmen ailelere verildi. Mahalledeki Arnavut hâkimiyeti bu bölgeyi 1970’lerin sonlarına dek sosyal ve siyasal anlamda belirledi, dönemin ülkücü hareketinin Bergama’daki merkezi haline getirdi.
Arnavutlar’ın yerleştirildiği mahalledeki Meyhane Boğazı mevkiine açılan bir caddeye, İttihat ve Terakki hareketine yakınlaştığı dönemde başında bulunduğu Hareket Ordusu ile 1909’da İstanbul’a gelerek II. Abdülhamit’i tahttan indiren ve hemen sonrasında Balkanlar’da 1909-11 yılları arasında ardı ardına patlak veren Arnavut isyanlarından 1911’deki Malisör isyanını kanlı biçimde bastıran Mahmud Şevket Paşa’nın adının verilmiş olması ilginçtir.
Günümüzde Arnavut toplumunun bireyleri Kale Mahallesi’nden ziyade şehrin 1970’lerden sonra oluşan merkez bölgelerinde yaşamaktadır
Asklepion

Antik Yunan mitolojisinde tıp tanrısı Asklepios adına kutsanmış şifa tapınaklarına verilen isimdir. Bu tapınaklar, hastaların ruhsal ve fiziksel olarak şifa bulmak için gittikleri yerlerdi.
Rodos, İstanköy, Atina ve Bergama’da Asklepios adına yapılan tapınaklardan günümüze kadar ayakta kalan tek Asklepion Bergama’dakidir.
Bergama’daki Asklepion’un MÖ 4.yy’da kurulduğu düşünülmektedir. 9 yüzyıl boyunca aktif olarak kullanılan Asklepion, Geyikli Dağı’ndaki bir vadi içindedir ve şifalı su kaynaklarına sahip olduğu söylenmektedir. Bergama Asklepion’u, Satyrosk ve Galenos gibi ünlü hekimlerin yetiştiği bir tıp okulu ve dünyanın ilk psikiyatri hastanesi olarak kabul edilir.
Atmaca Mahallesi
Bergama’nın en köklü mahallelerinden biridir. 1500’lü yılların başlarında 8600 kişinin yaşadığı bu kalabalık mahalle, yaklaşık on beş yıldır hızla nüfus kaybetmektedir. Atmaca’da, 2019 yılı verilerine göre 2150 kişi yaşamaktadır.
Bir tarafı Asklepion’a yaslanan, aşağıda Şadırvan Camii civarına kadar inen, bir diğer taraftan Virankapı mevkiindeki kazılarına tam olarak başlanmamış Türkiye’nin üç amfi tiyatrosundan birinin bulunduğu alana uzanan Atmaca Mahallesi, İsmail Bergamalı, Zeki Şenlendirici, Ergün Şenlendirici, Hüsnü Şenlendirici, Murat Gezgin, Tüdanya gibi ünlü müzisyenleriyle tanınır.

Atmaca Mahallesi'nde Hıdırellez gecesi. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

Atmaca Mahallesi'nde Hıdırellez gecesi. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

Atmaca Mahallesi'nde Hıdırellez gecesi. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

Atmaca Mahallesi'nde Hıdırellez gecesi. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018
Dursun Özden, Bergama Güzellemesi-Uygarlık Burcu Bergama adlı kitabında mahalleden şöyle bahsetmektedir: “Yaşadıkları yer ilginçtir Romanların. Bilirsiniz müzikal bir varoluşları vardır onların. Hayata müzikle tutunurlar. (…) Ve su ve müzik ile tedavinin yapıldığı bir hastanenin yakınında bir Roma Tiyatrosunun yanında, Romanlar Mahallesi var. Romanların bugün yaşadığı yer, Atmaca Mahallesi olarak adlandırılıyor. Romalıların 2000 yıl önce yaşadıkları villaların üzerinde konumlanıyorlar. Eskiden seçkinlerin evi, şimdi onların evi. Orada belki ekonomik açıdan yoksul ama hayat zenginliği açısından müthiş zengin bir hayat yaşıyorlar. Ve Bergama’nın da neşesi onlar. Hüsnü Şenlendirici’nin babası Ergun Şenlendirici Caddesi Atmaca Mahallesinin en belirgin yerindedir. Yine Hellenistik taşlar ile yapılmış bir Osmanlı Camisi olan Laleli Camisi orada yer alır. Ve pencerelerden gelen klarnet, keman ve darbuka sesleri, sizi renkli hayatın hoş görseli ile buluşturur. Bu mahallede ünlü klarnet üstatlarını tanımanız mümkündür.”
Ayhan Asık

1957, Bergama doğumlu. Ağabeyi Yılmaz Asık ile birlikte uzun yıllar sinemacılık yaptı. Kışlık Şen Sineması’nın, oğlu Şahin Asık’tan önceki işletmecisi. Emekli.
Ayşen Ermiş

1963, Bergama doğumlu. Bergama Lisesi’nden mezun olduktan sonra 1980 – 1982 yılları arasında Bergama Tütüncüler Bankası’nda çalıştı. Elektrikçi İlhami Ermiş ile evlenmesinin ardından çalışmayı bıraktı. Bir kızı ve bir oğlu olan Ayşen Hanım, eşi İlhami Bey ile birlikte Ermiş Elektrik’i çalıştırmaktadır.
Bakırçay Ovası
Bakırçay Ovası, Soma yakınından başlar, Dikili-Çandarlı arasından denize kadar uzanır. Ova, adını aldığı Bakırçay’a (eski adıyla Kaikos) karışan birçok çayın da sayesinde sulak, verimli bir ovadır.
Bakırçay, Balıkesir’in güneyindeki Ömer Dağı’ndan doğar. Manisa Kırkağaç’taki Bakır Beldesi’nden geçerken Bakırçay adını alır. 128 km uzunluğundaki nehir, Madra ve Yunt dağlarının arasından Bergama Ovası’na ulaşır. Kestel, Selinos, Sinır derelerini kendine katarak Zeytindağ Ovası’na girer. Burada da Boğazasar (Sanazmak) deresiyle birleşir ve Çandarlı Ovası’ndaki Dalyan Gölü’nün ortasına yapılan taş setler arasından Ege Denizi’ne dökülür.
Bakırçay Havzası’nın ünlü ovaları şöyle sayılabilir: Gelemhe, Karakurt, Kırkağaç, Soma, Kınık, Turanlı, Bergama, Zeytindağ ve Çandarlı ovalarıdır. Bergama’nın ovaları ise Vakıflar Ovası, Eğrigöl Ovası, Bülbüllü Ovası ve Bakırçay ile Manisa’ya doğru açılan Araplar Ovasıdır.
Son yıllarda Soma’daki kömür madenlerinin, yörede yer alan çok sayıdaki salça fabrikasının atık suları ve tarımda kullanılan kimyasal maddeler nedeniyle büyük oranda kirlenmiş olan Bakırçay’daki oksijen oranının kritik seviyelere inmesi zaman zaman toplu balık ölümlerine sebep oluyor. Kostik ve kömür atığı başta olmak üzere çeşitli kirleticiler, dere çevresinde ekolojik dengeyi geri dönülemez biçimde bozuyor.
Baküs Töreni
1945 yılında Pergamon Akropolü’ndeki 15 bin kişilik antik tiyatroda Mahir Canova’nın yönetmenliğinde, ortaokul öğrencilerinin rol aldığı Baküs Töreni temsili yapılmıştı. Bu temsilin, dünyanın en dik eğimli antik tiyatrolarından Akropol Tiyatrosu’nda yapılması oldukça dikkat çekicidir. Yunan Mitolojisi’nde Şarap Tanrısı (Bağ Bozumu Tanrısı) olan Baküs'e (Dionysos) adanmış tapınağın, tiyatronun hemen bitişiğinde yer alması ve çok tanrılı inanışlarda Baküs’ün şarap tanrısı olmasının yanında eğlence, tiyatro, şehvet ve hatta kaos tanrısı olduğuna inanılması, temsilin burada yapılmasını daha da anlamlı kılmaktadır.
Baküs törenleri ya da şenlikleri olarak bilinen antik dönemin bu önemli ayinleri dört mevsimde de yapılmıştır ama içlerinden en önemlisi bağ bozumu şenlikleridir. Önce biranın nasıl yapıldığını, ardından da üzümden şarap yapıp içmeyi öğrenen dönemin halkları Baküs’ün, sembolü olan asma ağacı gibi mevsim dönüşlerinde ölüp yeniden doğduğuna, haz ve acı arasında iki uçta gidip geldiğine; bazen iyi yürekli, bazen de çok kötü olabildiğine inanmaktadırlar. Bu yüzden Baküs tapınması da eğlenceli fakat aynı zamanda vahşi öğeler içerir. Şarabın ve tiyatronun tanrısı kendisine tapanlara sevinç ve özgürlük verebildiği gibi yıkımı da getirebilmektedir.
Balkan Harbi
8 Ekim 1912 ile 10 Ağustos 1913 tarihleri arasında yaşanan; önce Bulgaristan, Sırbistan, Yunan ve Karadağ krallıklarının oluşturduğu Balkan Birliği’nin, Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar’da hüküm sürdüğü toprakları geri almasına; sonrasında ise bu kez Sırbistan, Yunan ve Karadağ krallıklarının Romanya Krallığı ile birleşerek Bulgaristan Krallığı’na saldırmasına; bu durumdan yararlanan Osmanlı’nın Edirne ve Kırklareli’yi geri almasına sahne olan savaşlardır.
Bekir Sıtkı Avdan

1938, Bergama doğumlu. İstiklal Madalyası sahibi Mahmut Celal Avdan’ın oğlu; Bolşevik Cavid Bey’in eşi Hatice Hanım’ın kuzeni. Kabataş Erkek Lisesi’nde okudu. Emekli esnaf.
Bergama/Pergamon
Ege Bölgesi’nin kuzey batısında yer alan Bergama, Bakırçay’ın kuzeyinde, antik Pergamon kentinin üzerine kurulmuştur. Doğusunda Soma ve Kınık, kuzeyinde Burhaniye ve İvrindi, batısında Ayvalık ve Dikili, güneyinde ise Aliağa bulunur. İzmir şehir merkezine 107 km ve en yakın deniz kıyısına 30 km uzaklıktadır.
18’i ilçe merkezinde olmak üzere toplam 137 mahallesi vardır. Yüzölçümü itibariyle İzmir’in en büyük ilçesidir.
2019 yılı verilerine göre nüfusu, yaklaşık 60 bini merkezde olmak üzere 103.867’dir.
Kentin yerleşim tarihi MÖ 3000’lere, Eski Tunç Çağı’na kadar uzanır. Antik metinlerde Pergamon adı ilk defa Ksenophon’un (MÖ 400-399’da Pergamon’a gelmiştir.) ‘Onbinlerin Dönüşü’ adlı eserinde geçer.

Bergama Halkevi ve Halkevleri
‘Milli kültürü yükseltecek milli müesseselerden biri’ olarak ilan edilen ve modernleşmenin en önemli simgelerinden olan Halkevleri, Kemalist reformlara kayıtsız kaldığı için kapatılan Türk Ocakları’nı ikame etmek için 1932’de açılmaya başlanmıştı. Bergama Halkevi de 22 Şubat 1934 yılında Cumhuriyet Meydanı’ndaki binasında faaliyete başladı.
Mehmet Ali Sunu başkanlığında açılan Bergama Halkevi’nin 15’i kadın, 429 erkek üyesi vardı. 13 Nisan’da Mustafa Kemal Atatürk’ün de ziyaret ettiği Bergama Halkevi’nde kurulan etkinlik kolları, köylerde taramalar yaparak folklorik derlemeler oluşturmaya, temsiller, sergiler, konferanslar düzenlemeye başlamıştı. Büyük salonu, tiyatro oyunlarına, gösterilere ve film gösterimlerine uygun sahnesiyle Bergama’nın kültürel ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasiteye sahipti.

Bergama Kermesi
Bergama'nın tarihsel, kültürel ve doğal güzelliklerinin tanıtılması amacıyla Mustafa Kemal Atatürk'ün başlattığı yerel bir festivaldir. Türkiye’nin ilk, dünyanın ise Fransa'nın Nice şehrinde yapılandan sonra ikinci yerel festivali olduğu söylenmektedir. İlki 1937 yılında gerçekleştirilen Bergama Kermesi, 2019 yılına kadar her yıl aralıksız devam etmiş, 2020 yılında Kovid-19 pandemisi nedeniyle sembolik bir biçimde yapılmıştır.
Adının Türkçe kökenli mi olduğu yoksa Fransızca’dan mı geldiği konusunda uzun yıllar tartışılan Kermes şenlikleri, her yıl mayıs ayının sonu ya da haziran ayının başlarında, Türkiye'nin ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelen konukların da katılımıyla düzenlenmektedir.
Eyüp Eriş’in kaleme aldığı ve Bergama Belediyesi Kültür Yayınları tarafından 2011 yılında basılan Kermeslerle Bergama’nın Yakın Tarihi adlı kitap Kermesler’in 75 yıllık tarihini tüm detaylarıyla ele almaktadır. Diğer yandan yine Bergama Belediyesi’nin 2018 yılında Nebil Özgentürk’e hazırlatıp DVD-kitap olarak yayınladığı Tarihin Işığında Cumhuriyet’in İlk Şenliği Bergama Kermesi belgeseli de Kermesler’in 80 yıllık tarihini anlatır.

Bergama Kermesi'nin geçmiş yıllarından...

Bergama Kermesi'nin geçmiş yıllarından...

Bergama Kermesi'nin geçmiş yıllarından: Kozak Yaylası etkinlikleri.

Bergama Kermesi'nin geçmiş yıllarından...

Bergama'da 82. Kermes. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

82. Kermes. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

82. Kermes etkinliklerinden: Cumhuriyet Meydanı'nda Onur Akın konseri. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

Bergama'da 82. Kermes. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018
Bergama Kültür Merkezi (BerKM)
Bergama’nın merkezinde, tasarımı mimar Emre Arolat tarafından yapılıp eski otogar arazisi üstüne inşa edilen, açılışı 2016 yılında gerçekleştirilen Bergama Kültür Merkezi (BerKM), köklü kültürel bir tarihe sahip Bergama’nın önemli bir eksiğini gidermektedir. Kültür, sanat ve ticaret etkinliklerine olanak tanıyan yapının tasarımında antik Pergamon kentinin kral sarayları, sunak ve tapınakları ile Roma forumlarının etkileri görülür.
Yapının merkezinde yer alan kültür binalarını, otopark ve dükkânlar çevrelemektedir. Forum yaklaşımıyla tasarlanan dükkânlar halkın kullanımına yönelik sokakların giriş ve çıkışlarını oluşturur. Bergama Araştırmaları Kütüphanesi ismiyle anılan, kentin geçmişe dönük kaynaklarını barındıran kütüphanenin üst katında açık hava sineması yer almaktadır. Ana binadaki çok amaçlı salon toplantı, sunum, panel, söyleşi ve sahne etkinliklerine ev sahipliği yapmakta, üst katında da iki adet cep sineması film gösterimlerine imkân sunmaktadır.
8 Ekim 2016 tarihindeki açılış törenine vatandaşların yanı sıra emek örgütü temsilcileri, yerel yönetim kadroları ve CHP Genel Başkanı dahil kimi politikacıların da katıldığı BerKM’deki ilk konseri piyanist İdil Biret vermiştir.
Bergama Lisesi
Bergama’nın en güzel tarihi yapılarından olan ve günümüzde Milli Eğitim İlçe Müdürlüğü tarafından kullanılan Bergama Lisesi binasının inşasına 1914 sonrasında başlanmıştır. Rum mimar Mitros tarafından yapımına başlanan yapı, kesme taşlarla örülmüş, Bergama’nın antik dönem mimarisine gönderme yapan sütunlarla bezenmiştir.
Nağme Ebru Aydeniz yapının mimari özelliklerini şöyle anlatmaktadır: “Kesme taştan yığma sistemde iki katlı olarak inşa edilen yapıda, bu dönemde yaygın olan üçlü pencere düzeni kullanılmış, pencere içine sütunlar ve üzerine kornişler yerleştirilmiştir. Eşit fonksiyon içeren hacimlerin pencereleri, katlarda biçimsel zenginlik kaygısı ile farklı şekillendirilmiş, alt kat sütun ve süslemelerinde mermer, üst kat sütun ve süslemelerinde ise taş kullanılmıştır. Simetrinin hakim olduğu yapıda giriş açıklığı, yüksek bir merdiven, açıklığın iki yanında mermer sütunlar ve üzerinde korniş ile özellikle vurgulanmıştır. Sütunlu köşe süslemeleri ve saçak kısmında yer alan silme, tüm cephelerde devam etmektedir. Yapıyı donatan fonksiyonel amaçtan uzak dekoratif öğeler, yapıldığı dönemin en karakteristik unsurlarıdır.”

Bergama Müzesi
Pergamon Akropolü’nde 1878-86 yılları arasında C. Humann ve A. Conze tarafından resmî kazıların başlatılması ve ardından Asklepion’da da kazı faaliyetlerine geçilmesi sonucu ortaya çıkartılan eserlerin sayısı arttıkça bunların korunması amacıyla bir müze binasının yapılmasına gereksinim duyulmuştur.
1924 yılında arkeolojik eserlerin bir bölümü, şehir merkezinde yer alan ve 1934 yılında Halkevi binası olarak kullanılmış olan binaya nakledilerek sergilenmeye başlanmış ve müzecilik hizmeti verilmeye çalışılmıştır. 1928 yılında bu müzenin yönetimine Osman Bayatlı getirilmiştir. Bayatlı arkeolojik eserlerin yanında bölgenin yakın dönem yaşam kültürüne ışık tutan etnografik eserleri de müze eser koleksiyonuna dahil etmiştir.
1932 yılında Bergama’ya gelen Mareşal Fevzi Çakmak’ın bir müze kurulması için verdiği talimat üzerine, Türk-Alman işbirliği çerçevesinde mimarlar Bruno Meyer ve Harold Hanson tarafından Zeus Sunağı planından esinlenen bir projeyle, eski bir mezarlık alanı olan bugünkü yerinde İzmir Valisi Kazım Dirik’in istemiyle müzenin temeli 1933 yılında atılmıştır. 30 Ekim 1936’da yapımı tamamlanan Bergama Müzesi’ndeki arkeolojik eserlerin büyük çoğunluğunu Akropol, Asklepion, Kızıl Avlu (Serapeion), Musalla Mezarlığı alanında yapılan kazılarda bulunan eserler oluşturmaktadır.
Bergama Sümerbank Tekstil Fabrikası/Bergama Pamuk İpliği ve Dokuma Fabrikası
Bergama Pamuk İpliği ve Dokuma Fabrikası (Sümerbank)’nın yapımına 1954 yılında başlanmış ve açılışı 1960 yılında dönemin başbakanı Adnan Menderes tarafından yapılmıştır. Adnan Menderes fabrika açılışını yaptıktan 10 gün sonra 27 Mayıs Askeri Darbesi’yle Demokrat Parti Hükümeti iktidardan düşürülmüştür.
Açıldığı günden itibaren binlerce Bergamalı’ya iş olanağı sağlayan fabrika, kentin bu çaptaki ilk ve uzun yıllar boyunca da tek olacak olan sanayi kuruluşu özelliğini taşır.
Ana fabrika binası ile beraber idari bina, sosyal tesisler, lojmanlar, depolar, atölyeler ve kreş gibi destekleyici unsurları da barındıran 210 dönümlük alanda faaliyet gösteren fabrika Bergama’nın ticari, siyasi ve sosyal hayatında derin etkiler yaratmıştır.

Beytullah Özyıldız

1942, Bergama doğumlu. Eski sinema makinistlerinden. Güven Sineması’nı çalıştırmıştı. Günümüzde Osman Bayatlı Caddesi’ndeki Güven İş Elektrik’in sahibi.
Bilge Aslanboğa
1963, Bergama doğumlu. Eski sinema makinisti ve işletmecisi Aslanboğa, 2020 yılında Bergama’da hayatını kaybetti.

Bilgin Yasa
1944, Bergama doğumlu. Emekli. Tohum üreticiliği ve çiftçilik yapıyor.
Bodrumüstü

Evliya Çelebi'nin ‘Ne yerde, ne gökte’ dediği Bergama’daki Bodrumüstü denilen mevki, İstiklal Meydanı’nın, içinden Selinos Çayı’nın aktığı tonozların (çifte bodrumlar) üzerinde kalan bölümüdür. Bodrum Köprüsü veya Bergama Köprüsü olarak da bilinen, inşa tarihi kesin olarak bilinmeyen tünellerin 2. veya 3. yüzyılda inşa edildiği varsayılmaktadır. Roma İmparatoru Hadrianus zamanında, yani 117 ile 138 yılları arasında tasarlandığı bilgisi vardır.
Biri 9 m, diğeri 7.5 m yüksekliğe sahip 196 m uzunluğundaki tonoz yapısının oluşturduğu tüneller türünün dünyadaki en büyük altyapı örneğidir. Selinos Çayı’nın bu tonoz yapısı ile yeraltına alınması sayesinde Serapis Tapınağı’nın avlusu büyük ölçüde genişletilebilmiş, Pergamon Akropolü ile tepenin yamaçlarındaki yerleşim düzlüğe doğru kesintisiz yayılabilmiştir. Günümüzde, bu kesme taşlardan yapılmış tünellerin üstünde evler, dükkânlar, cadde ve sokaklar bulunmaktadır.
Bodrumüstü mevkiini oluşturan yaklaşık 2 bin yıllık köprünün üstünden günümüzde, Kozak Yaylası’nın ekolojik dengesini bozan, canlı yaşamını tehdit eden çok sayıdaki taş ocağından aldıkları tonlarca ağırlığa sahip granit kütlelerini taşıyan kamyonlar geçmektedir. Taş kamyonlarının Cami Kebir Caddesi ile Kınık Caddesi eksenindeki geçiş güzergâhında olan tarihi tonozlar ciddi bir risk altında bulunmaktadır.

Bolşevik Cavid Bey (Cavit Gizer)
1888, Manastır doğumlu. Bergama'ya ne zaman yerleştiği bilinmiyor. 1926 yılına ait Bergama Ticaret ve Sanayi Odası Tüccarân Hüviyeti'nde babasının adının Rıza olduğu yazılı. Aynı belgede Cumhuriyet Oteli'nin yanı sıra bir kahvehane, bir sinema ve bir 'bağçe'si olduğu belirtiliyor. Esas işi tütüncülük fakat 1925 ile 1950 yılları arasında üç farklı mekanda sinema işlettiği biliniyor. Kendisinin ve Bergama'nın ilk sinemasını Abacıhan Sokak'ta açan Cavid Bey, 1930'larda İstiklal Meydanı'nda Cumhuriyet Sineması'nı ve hemen arkasındaki alanda da yazlık Yıldız Sineması'nı kuruyor ve işletiyor.
Cavid Bey, İstiklal Savaşı gazilerinden Mahmut Celal Avdan'ın kız kardeşi Hatice Avdan ile evlendi. Çocuklarının adı Nermin Kalay.
Soyadı kanunu sonrasında Gizer soyadını alan Cavid Bey, 1950 yılında verem nedeniyle hayatını kaybedene kadar Cumhuriyet Sineması'nı işletmeye devam etti.

Buse Atalayın

1994, Bergama doğumlu. Bergama Kültür Merkezi kompleksinde bijuteri ve hediyelik eşya satışının yapıldığı Miss Buse adlı iş yerinin sahibi.
Bülent Türkmen

Trakya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamladı. 2001-06 yılları arasında, 2010 yılında Yortanlı Barajı suları altında bırakılan, Bergama sınırları içindeki Allianoi kazılarında görev aldı. Edirne’de Hadrianapolis Roma Dönemi sur kazıları, Edirne Sarayı kazıları ve kent içi kazılarında görev aldı. 2012 yılında Bergama Belediyesi UNESCO Dünya Mirası Birimi’nde arkeolog olarak çalışmaya başlayarak Bergama’nın UNESCO Dünya Mirası Adaylık Dosyası’nın ve Bergama Alan Yönetim Planı’nın hazırlanmasında görev aldı.
2019 yılındaki yerel seçimlerinin sonuçları uyarınca AKP-MHP ortak adayının belediye başkanı olmasıyla Bergama Belediye-
si'nde ortaya çıkan mobing ve pasifleştirme biçiminde kendine gösteren baskının bir muhatabı da arkeolog Bülent Türkmen oldu. Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube TİS Hukuk Sekreterliği de yapan Türkmen 2020 yılında Bergama Belediyesi bünyesindeki UNESCO biriminden alınarak Fen İşleri Müdürlüğü Bayındırlık Şantiyesi’nde görevlendirildi. Kamuoyunun tepkisini çeken ve sürgün olarak nitelenen bu görev değişikliği sonrasında Bülent Türkmen sendikal çalışmalarına ağırlık verdi. Tüm Bel-Sen'in 2021'in mart ayında yapılan genel kurulunda Merkez Yönetim Kurulu'na seçildi ve Genel Örgütlenme Sekreteri oldu.
Büyük Buhran
1929'da başlayan (etkilerini ancak 1930 yılının sonlarında tam anlamıyla hissettiren) ve 1930'lu yıllar boyunca devam eden küresel çaplı ekonomik krize verilen isimdir. Büyük Buhran, Kuzey Amerika ve Avrupa'yı merkez almasına rağmen, dünyanın geri kalanında da (özellikle de sanayileşmiş ülkelerde) yıkıcı etkiler yaratmış, 50 milyon insanın işsiz kalmasına, yeryüzündeki toplam üretimin %42 oranında ve dünya ticaretinin de %65 oranında azalmasına neden olmuştur.
Cavit Sarsılmaz
1931, Bergama doğumlu. 1965 yılında Münevver Sarsılmaz ile evlendi. Ogün, Ayşe ve Onur adını verdikleri üç çocukları oldu.
Bergama’da Sinemacı Cavit olarak biliniyor. 40 yıl boyunca Ferah (yazlık), Yıldız (kışlık), Melek (yazlık) ve Onur (yazlık) sinemaları gibi çok sayıda sinema işletti ve bu alanda bir fenomen haline geldi. Kurduğu kışlık Yıldız Sineması günümüzde Şen Sineması adıyla Şahin Asık tarafından işletilmeye devam ediyor. 90'lı yılların başlarında tüm sinemalarını kapatan Cavit Sarsılmaz, hayatının son yıllarını sinemadan uzak geçirdi.
1996 yılında geçirdiği kalp krizi sonucunda hayatını kaybetti.

Cengiz Kızılık

Bergama ve çevresini 1919-1922 yılları arasında işgal eden Yunan ordusuna karşı direniş gösteren on dört efeden biri olan Adalı Mehmet Efe’nin torunu Cengiz Kızılık, 1944 yılında Ahmet ve Fatma Kızılık’ın oğlu olarak dünyaya geldi.
Dedesinin İstiklal Madalyası’nı hep göğsünde taşıyan ve Cengiz Efe olarak tanınan Kızılık, Bergama Kuvayi Milliye Mücahitler Derneği’nin kurucuları arasındadır.
Cengiz Kızılık, Sümerbank Bergama Tekstil Fabrikası’nda, fabrikanın 1959’daki kuruluş sürecinden başlayarak, emekli olana kadar geçen 26 yıl boyunca işçi olarak çalıştı.
Cengiz Kızılık ve eşi Ayşe Hanım’ın bir kız çocukları ve iki torunları var.
Cumhuriyet Meydanı
Meydan, 1928 yılında Ankara’da hazırlanan bir projeye bağlı olarak, genç Cumhuriyet’in Batılılaşma hedefine uygun biçimde, çerçevesi belirgin, geometrik tarzda tasarlanmıştır. 1904 yılında boş bir alan olarak görülen Cumhuriyet Meydanı, 1928 tarihli proje üzerinden, 1934 yılında tamamlanan Halkevi ve park inşası ile biçimlenmiştir. Çok partili döneme geçildiğinde Demokrat Parti tarafından Bergama’daki de dahil olmak üzere tüm Halkevleri kapatılınca (1951) yapı 1958 yılından itibaren Halk Eğitimi Merkezi olarak kullanılmış; bu dönemde önündeki park alanı kaldırılarak yerine bir tören alanı inşa edilmiştir.
1996 yılında, Bergama Belediye Başkanı Sefa Taşkın döneminde Cumhuriyet Meydanı, Halk Eğitim Merkezi’nin binası ile arka kısımdaki sinema yapıları ve Tekel deposu yıkılarak yeniden düzenlenmiştir. 1998 yılında tamamlanan, tasarımı Mimar Cengiz Bektaş (1934-2020) tarafından yapılan yeni meydanda su öğesinin, Roma dönemine ait kalıntıların ve sembolik sütunların; Atatürk’ün Bergama’nın sembolleşmiş çağdaş fertleriyle yan yana geldiği heykelin; Bergama’nın antik tiyatrolarına gönderme yapan amfi biçimli oturma alanının kullanılması meydanın resmi karakterini kırmak ve sivilleştirilmek için atılmış adımlar olarak görülmektedir.
Meydan halen resmi törenlerde, mitinglerde, sosyal ve kültürel faaliyetlerde bu biçimiyle kullanılıyorsa da yakın bir zaman dilimi içinde yeniden düzenlenmek üzere projelendirilmektedir.
Çamlı Park


Bergama Kültür Merkezi’nin karşısında, Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan Çamlı Park, kentin sosyal hayatında uzun yıllardır önemli bir yer tutmaktadır. 2019 yılına kadar 277 çam ağacının yanı sıra farklı türlerden 75 civarında ağacın bulunduğu park geçmiş yıllarda içinde konserlerin düzenlendiği, çay bahçelerinin bulunduğu kent merkezindeki tek yeşil alan olagelmiştir.
1900’lerin başlarına kadar şehir mezarlığı olan eğimli alan 1950’li yıllarda parka dönüştürülmüş ve bir bölümündeki güllerle bezeli peyzajından dolayı Gülpark olarak anılmaya başlanmıştır. İlerleyen yıllarda büyütülen, Cumhuriyet Caddesi kenarındaki tek katlı ticari yapıların 1980’lerde yıkılmasıyla günümüzdeki görünümüne kavuşan park, çam ağırlıklı bitki örtüsü nedeniyle Çamlı Park adını almıştır.
14 basamaklı ana girişin iki yanına, Bergama Belediye Başkanı olarak görev yapan Yakup Kaşarcıoğlu (1984-89) döneminde yerleştirilen sütunlar ile park içindeki iki amfi Bergama’nın tarihi kimliğine vurgu yapmaktadır. İki süs havuzu, bir çeşme ve bir de çocuklar için oyun parkı barındıran Çamlı Park’ta Yunus Emre heykeli ile çeşitli boyutlarda sütunlar da yer almaktadır. Çamlı Park, karşısındaki Bergama Kültür Merkezi’ne bir üst geçit aracılığı ile bağlanmıştır.
2018 yılının başlarında parkın yeniden düzenlenmesi projesine iki beton yapının da dahil edilmesi, bu sırada bazı ağaçların kesilmesi eleştirilere sebep olmuştur. Belediye yönetiminin 2019 yerel seçimlerinde CHP’den AKP’ye geçmesiyle parktaki çalışmalar durma noktasına gelmiş, kuruyan ağaçların sayısı artmış, Bergama halkı kent merkezinin bu tek yeşil alanından yararlanamaz olmuştur.
Edip Biröz

1912, Debre-i Bâlâ (Debre, Kuzey Makedonya), Kocacık Köyü doğumlu. 1913 doğumlu Saadet Hanım ile evlendi ve Necati, Nurşen ve Gülşen adlarını verdikleri üç çocukları oldu. Bergama’ya yerleştikten sonra kentin tanınan müteahhitlerinden biri oldu. Kermes Sineması’nı inşa etti ve oğlu Necati Biröz ile birlikte işletti. 1990 yılında Bergama’da hayatını kaybetti.
Efe Nazım Arslançelik
