rehberi

Ekran%20Resmi%202021-04-02%2022.28_edite

Balkan Harbi

8 Ekim 1912 ile 10 Ağustos 1913 tarihleri arasında yaşanan; önce Bulgaristan, Sırbistan, Yunan ve Karadağ krallıklarının oluşturduğu Balkan Birliği’nin, Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar’da hüküm sürdüğü toprakları geri almasına; sonrasında ise bu kez Sırbistan, Yunan ve Karadağ krallıklarının Romanya Krallığı ile birleşerek Bulgaristan Krallığı’na saldırmasına; bu durumdan yararlanan Osmanlı’nın Edirne ve Kırklareli’ni geri almasına sahne olan savaşlardır.

1912'de çıkan Balkan Savaşı'nın Osmanlı açısından kısa zamanda hezimete dönüşmesi üzerine şiddetli bir milliyetçilik politikası benimseyen İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC); yenilginin suçunu hükümete yükledi. 23 Ocak 1913 tarihinde Enver Bey öncülüğünde silahlı bir grubun Bâb-ı Âli'de toplantı halindeki hükûmeti basması, Harbiye Nazırı Nâzım Paşa'yı öldürmesi ve sadrazam Kâmil Paşa'nın kafasına silah dayayarak istifaya zorlaması ile İTC, militer bir darbe ile iktidarı ele geçirdi.

Cemiyet iktidarı ele geçirdikten sonra hükümeti kendisi kurmadı ve Mahmud Şevket Paşa'yı sadrazamlığa getirdi. Ancak 11 Haziran 1913 tarihinde Mahmud Şevket Paşa'nın bir suikasta kurban gitmesi sonrasında düzenlenen kongrede hükümeti denetleyen bir örgüt olmak yerine, iktidar partisine dönüşmeye karar verildi. Fırka reisi Said Halim Paşa sadrazamlığında kapsamlı bir diktatörlük yönetimi kuruldu. Mahmud Şevket Paşa suikastı ile ilgili görülen 24 kişi idam edildi, cemiyete muhalif 250 dolayında kişi Sinop'a sürüldü; muhalif gazeteler kapatıldı.

Cemiyetin ileri gelenlerinden Enver Bey'in I. Balkan Savaşı'nda kaybedilen Edirne'yi II. Balkan Savaşı’nda geri alması ile cemiyetin saygınlığı arttı. Harbiye Nazırı olarak atanan Enver Paşa, Talat ve Cemal Paşa ile birlikte partinin önderi oldu.

İkdam gazetesi. 4 Kasım 1918

İkdam gazetesinin ilk sayfasındaki, Enver, Talat ve Cemal Paşaların bir Alman gemisiyle İstanbul'dan Sivastapol'a kaçtıklarına ilişkin haber:  "Üç Paşa Daha Kaçtı" 4 Kasım 1918 

Kaynak: Wikipedia

Büyük ölçüde Makedonya kökenli denilebilecek İttihat ve Terakki Cemiyeti, Anadolu’nun ikinci bir Makedonya olmaması ve elden çıkmaması düşüncesiyle İslamlaştırma ve Türkleştirme amaçlı nüfus politikasını hayata geçirdi. 1913-1914 yılları arasında, önce Bulgarların, ardından da Rumların yerlerinden edilerek göçmelerini hedefleyen bir politika uygulanmaya başlandı. 1915 yılında da aynı politika ile Ermeniler hedef alındı.

Cemiyetin üst yönetimi ile Almanya arasında 2 Ağustos 1914 tarihinde hükümete ve padişaha haber vermeden imzalanan ittifak antlaşması sonucunda Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı'na Almanya safında katıldı. 

I. Dünya Savaşı'ndaki yenilginin kesinleşmesinin ardından Talat Paşa hükûmeti 8 Ekim 1918 tarihinde istifa etti. 1 Kasım'da yapılan olağanüstü kongrede İTC kendini feshederek Teceddüd Fırkası adıyla yeni bir parti kurulmasına karar verdi.

Enver, Talat ve Cemal Paşa, 1 Kasım'ı 2 Kasım 1918’e bağlayan gece bir Alman torpido botu ile İstanbul'dan ayrılarak 3 Kasım 1918 tarihinde Sivastopol'a kaçtı.

İttihatçi üç paşanın kaçmasının ardından Refik Halid Karay “Zaman” isimli İttihat ve Terakki muhalifi bir gazetede şöyle yazacaktı:

"Siz nazır değildiniz, derebeyliği yaptınız. Siz âmir olmadınız, sergerdelik ettiniz. Siz valilik yapmadınız, asesbaşılık ettiniz. Efelere taş çıkardınız. Zorbalara parmak ısırttınız. Çakıcıya rahmet okuttunuz. Kabakçı’yı gölgede bıraktınız. Biraz daha geçseydi “Patron”lara türbe kurup başlarında kandil yakacaktık… Sizin sadrazamlıkla, seraskerlikle, nazırlıkla gözleriniz doymamıştı.

O padişah heveslileri, Şam’da, Halep’te az daha namınıza hutbe okutup, isminize sikke kestirecektiniz…"