rehberi

Ekran%20Resmi%202021-04-02%2022.28_edite

Kızıl Avlu / Serapis Tapınağı

Kızıl Avlu (Red Basilica) / Serapis Tapınağı. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

Kızıl Avlu (Red Basilica) / Serapis Tapınağı. Fotoğraf: Yücel Tunca-2018

Antik Pergamon’un Akropol ve Asklepion dışındaki en gösterişli yapılarından olan ve kırmızı tuğladan yapıldığı için Kızılavlu olarak anılan Serapis Tapınağı, Roma İmparatoru Hadrianus zamanında (MS 117-138) Mısır Tanrısı Serapis'e ithaf edilerek yapıldı. Serapis esasen Sinop’un mahalli tanrısı iken, Sinop’tan büyük bir tören ile Mısır, İskenderiye’ye götürülmüş ve Mısır-Elen karakteri verilmiştir.

Tapınağın iki yanındaki Isis ve Harpokrates’e vakfedilmiş silindirik kulelerden biri Osmanlı Dönemi’nden itibaren cami olarak kullanılmış ve bir süre kapalı kaldıktan sonra 2018 yılında tamamlanan restorasyon ile yeniden Kurtuluş Camii adıyla kullanıma açılmıştır.

Kızıl Avlu (Red Basilica) / Serapis Tapınağı. Fotoğraf: Yücel Tunca-2019

Kızıl Avlu (Red Basilica) / Serapis Tapınağı. Fotoğraf: Yücel Tunca-2019

Ana binanın içinde ise MS 4. yüzyılda yapılmış olan ve temel duvarları görülebilen üç nefli, Aziz Johannes’e adanmış bir bazilika yer almaktadır. Bazilikanın bulunduğu alanda İncil’de anılan Yedi Asya kilisesinden birinin bulunduğuna inanılıyor olsa da bunu doğrulayacak bir bulguya ulaşılamamıştır. Kızıl Avlu, Paganlar, Hristiyanlar ve Müslümanlar tarafından kullanılmışken, Bergama Yahudileri’nin 1949’da kentten ayrılmalarına kadar kullandıkları, biri yok edilmiş, diğeri restore edilerek Bergama Belediyesi’ne tahsis edilmiş iki ibadet yapısı da Kızıl Avlu’nun hemen yanında yer almaktadır.

Kızıl Avlu'daki Sekhmet heykeli, orijinal ve yeni parçaların birleştirilmesiyle 2013'te ayağa kaldırılmıştı.  Fotoğraf: Yücel Tunca-2019

Kızıl Avlu'daki Sekhmet heykeli, orijinal ve yeni parçaların birleştirilmesiyle 2013'te ayağa kaldırılmıştı.

Fotoğraf: Yücel Tunca-2019

Serapis Tapınağı’nın antik dönemde bugünkünden çok daha geniş bir alana yayıldığı, 110 m genişliğinde 260 m uzunluğunda bir avluya sahip olduğu biliniyor. Bu avluyu oluşturabilmek için Hadrianus Dönemi’nde yapılan projelendirme ile Selinos Çayı’nın üstü çifte bodrum olarak da anılan yan yana iki tonoz sistemiyle örtülmüştür. Bu tonozların oluşturduğu yapı Bergama’da Musluk Köprüsü olarak da adlandırılmaktadır. Mimari anlamda büyük değeri olan bu bodrumlar sayesinde Selinos Çayı alttan akmaya devam ederken üst bölümde Serapis Tapınağı’nın avlu alanı genişlemiş ve aynı zamanda Pergamon Akropolü ile düzlükteki şehir yerleşimi birbirine bağlanabilmiştir.

Kızıl Avlu'nun ön bahçesi boyunca uzanan mermer sütunlu duvarları, yüzyıllar içinde doğal nedenlerle ya da insan etkisiyle yok oldu. Gravür: G.B. Borra-1750'ler

press to zoom

Kızıl Avlu'nun büyük bir kısmı yıkılmış dış duvarlarından geriye kalan küçük bir bölüm günümüzde Mermer Direkler Caddesi üzerinde yer alıyor. 1935

press to zoom

Onbaşı Trotman tarafından çekilen Kızıl Avlu'nun bu fotoğrafı1873 tarihli.

press to zoom

Kızıl Avlu'nun ön bahçesi boyunca uzanan mermer sütunlu duvarları, yüzyıllar içinde doğal nedenlerle ya da insan etkisiyle yok oldu. Gravür: G.B. Borra-1750'ler

press to zoom
1/5

Kızıl Avlu'yu ve etrafını çevreleyen mermer sütunları gösteren gravürler ve eski fotoğraflar.

Geniş ve uzun avlunun büyük kapılarından birisinin Musluk Köprüsü’nün Kozak yolu tarafındaki bölümünün karşısında bulunduğu ayakta kalan duvarlardan anlaşılmaktadır. Antik dönemde tapınak avlusunun çevresi, 200 mermer sütunun bulunduğu 110 m genişlikte ve 260 m uzunluktaki üç porticus (üstü kapalı yaya yolu) ile çevrilidir. 1915 yılında Bergama Kaymakamı Arif Hikmet Bey tarafından İstiklal Meydanı’nın genişletilmesi ve yol açma gerekçesiyle, zaman içinde ayakta kalmayı başarmış kısımlarının büyük ölçüde yok edilmesi sonrasında bu mermer direkli duvarın günümüze ulaşabilen yaklaşık 50 metrelik küçük bir bölümü Mermer Direkler Caddesi’nde yer almaktadır.