rehberi

Ekran%20Resmi%202021-04-02%2022.28_edite

Yorgun Savaşçı

Yorgun Savaşçı TV dizisinden bir sahne.

Yorgun Savaşçı TV dizisinden bir sahne.

1979 yılında TRT için çekilen, yönetmenliğini Halit Refiğ'in üstlendiği dizi, Kemal Tahir'in aynı adlı eserinden televizyona uyarlanmıştır. Sekiz bölümlük dizide Can Gürzap, Meral Orhonsay, Atilla Tokatlı, Nevzat Okçugil, Muharrem Gürses ve Haluk Kurtoğlu gibi oyuncular rol almıştı.

40 milyon TL’lik o günün koşullarında oldukça yüksek bir bütçeye sahip olan dizinin, bazı bölümleri Bergama’da da yapılan çekimleri iki yıl sürdü. Çekimler devam ederken 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi gerçekleşti. Bu dönemde bir süre aksayan çekimler tamamlandıktan sonra darbeciler filmin yakılması gerektiğine hükmetti.

Bu noktaya gelinmesinde Cumhuriyet gazetesinin de rolü olduğu bizzat filmin yönetmeni Halit Refiğ tarafından iddia edildi:

“TRT denetiminden geçmesi gereken bir aşamada Cumhuriyet Gazetesi tarafından ‘TRT Yorgun Savaşçı'yı filme çekmemelidir. Kemal Tahir, milli mücadele tarihini saptırmıştır. Kemal Tahir, Atatürk düşmanıdır. Bir Atatürk düşmanının eseri TRT tarafından çekilmemelidir' diye kampanya başlattı. Bu kampanyayla senaryonun denetime girmesi eşzamanlıydı. Ve Yorgun Savaşçı'yı denetleyen Hadi Şenol adlı memur, İlhan Selçuk'un Cumhuriyet Gazetesi’nde TRT'nin Yorgun Savaşçı'yı niçin filme çekmemesi gerektiğini ifade eden cümleleriyle aşağı yukarı noktası virgülüyle aynı ifadeleri içeren olumsuz bir denetim raporu verdi.”

Buna karşın Genelkurmay’ın da desteğini alan projenin yapımı için TRT onay vermiş, film çekilip yayınlanma aşamasına kadar gelmiştir. Ancak tam bu noktada utanç verici yeni bir durum ortaya çıkacaktır.

Filmin yakılması için dönemin Cumhurbaşkanı, darbeci Kenan Evren'in yine dönemin Başbakanı Bülent Ulusu'ya emir vermesi ile oluşturulan komisyonun yedi üyesinden biri olan, Şu Çılgın Türkler romanıyla da tanınan ve komisyonda yer aldığı sırada aynı zamanda Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olarak görev yapan Turgut Özakman, 2009 yılında Akşam gazetesinde o günleri ve sonrasında yaşananları şöyle anlatıyor:

“Evet, filmi yakan komisyonda ben de vardım. Ama önemli olan bir nüshasının korunması ve bunun daha sonra eksiksiz olarak yayınlanmasıydı.

Bu işe devlet memuru olarak görevlendirildim. Ne yazık ki kuruldan önce filmin yakılma kararı verilmişti. Bunun çok ayıp olduğunu, yapılamayacağımı söylesem de bir işe yaramadı. O komisyonda imzamın olması büyük bir talihsizlik. Yakılmasına gereksiz korku ve kaygıdan ortalığı telaşa veren adamlar tarafından karar verilmişti. Filmin tamamının yok edilmemesi için iki kişi emek verdi. Bunlardan biri bendim. Diğeri de komisyonda bulunmayan Kerim Aydın Erdem'di. Bizim yoğun çabamızla filmin bir nüshasını korumayı başardık. Zaten Kerim Aydın Erdem daha sonra TRT Genel Müdürü oldu ve kasasından bu film çıktı. Eksiksiz olarak da yayınlandı. Ben kendimi bununla akladım.”

Hava Albay Mehmet Yılmaz, Piyade Albay Selçuk Doğu, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreter Temsilcisi Tank Albay İhsan Beriş, İçişleri Bakanlığı Temsilcisi Hatice Özak, Basın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü Temsilcisi Adnan Yarar, TRT temsilcileri Mehmet Turan Akköprülü ve Aydın Olgun ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Temsilcisi, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Turgut Özakman’ın yer aldığı komisyonun yaktığı filme ilişkin Radikal Gazetesi’nde yer alan haberde Yorgun Savaşçı’nın TRT adına yapımcısı olan Ömer Serim de şunları anlatıyordu:

“Bu filmi askerlerin gözetimi ve yardımı altında çektik. Fakat darbe olunca Kenan Evren ve arkadaşlarının yaptığı ilk işlerden biri filmin yakılmasına karar vermek oldu. Bir yıl geçtikten sonra filmin yakıldığı ortaya çıktı. Yakılmasını da o sırada TRT Genel Müdürü olan Macit Akman üstlendi ve 'Ben yaktırdım' dedi. Ortalık çok karıştı. Bu film yakıldıktan 2 yıl sonra filmin bir komisyon tarafından yakıldığı anlaşıldı. Filmin Genelkurmay Başkanlığı matbaasına götürüldüğü, oradaki fırınlarda komisyon üyelerinin denetimi altında kül edildiği öğrenildi. Filmin aslı, müzik ve dublaj bantları yakıldı. Sadece bir negatif kopyası saklandı.”

Yorgun Savaşçı’nın yönetmeni Halit Refiğ filmin yakılmasına derinden üzülmüştü. Eşi Nilüfer Aydan, Refiğ’in ölümünden sonra, bu filmin yakılmasının ardından eşinin hastalığının tohumlarının atıldığını, bir anlamda evlat acısıyla öldüğünü söyleyecek, “İnşallah yakanların vicdanı rahattır” diye sitem edecekti.